Accusers türkçesi Accusers nedir

  • Müttehim.
  • Suçlayan kimse.
  • Suçlayan kişi.
  • Suçlayan.
  • İtham eden.

Accusers ingilizcede ne demek, Accusers nerede nasıl kullanılır?

Accuser : İtham eden. Suçlayan kimse. Müttehim. Suçlayan. Suçlayan kişi.

Accuse falsely : Haksız yere suçlamak.

Accuse of : Suçlandırılmak. Zan altına sokulmak. Suçlama altında olmak. Suçlamak.

Accuse of callousness : Vurdumduymazlık ile suçlama. Duyarsızlık ile suçlama. Taş yüreklilik ile suçlama.

Accuse : Suçlamada bulunmak. İtham etmek. Dava etmek. Suçlama yöneltmek. Suçlamak.

Accuses : İtham etmek. Suçlamak.

The accused : Sanık. Issız bir bölgedeki bir barda bir kadının uğradığı tecavüz hakkında gerçek bir hikayeye dayanan başrolünde jodie foster'ın oynadığı 1988 abd yapımı film.

Be accused of : -den suçlanmak. -ması suçu yüklenmek. İle suçlanmak.

Accused of murder : Resmi olarak cinayet ile suçlanmış. Cinayetle suçlanmış. Başka birini kasten öldürmeyle suçlanmış.

Joinder of accused : Bir ithama dahil olan sanıkların toplam sayısı.

İngilizce Accusers Türkçe anlamı, Accusers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accusers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arraigner : Davacı (hukuk terimi). Savcı.

Criminate : İtham etmek. Suçlamak.

 

Reproach : Suçlamak. Kınamak. Serzenişte bulunmak. Yakıştıramamak. Azarlamak. Yüzkarası. Paylamak. Ayıplamak. Ayıbını yüzüne vurmak. Suçlama.

Suspect : Farzetmek. Tahmin etmek (bir şeyin olacağını). Şüpheli. Zanlı. Şüphe duymak. Zannetmek. Sanık. -den şüphelenmek. Sanmak. Değerinden şüphe etmek.

Impeacher : Başka bir kimseye karşı resmi suçlamada bulunan kimse. İtham eden kimse.

Blamer : Kabahat bulan. Suç atfeden.

Accusant : İtham eden kimse. Kınayan kimse.

Condemners : Kınayan kimse. Mahkum eden kimse. İstimlak eden kimse. Cezalandıran kimse.

Charge : Tembihlemek. Şarj etmek. Şarj. Saldırmak. Taarruz. Resmi dairelerde görülen hizmet karşılığı olarak iş sahibinden alınan para. Suçlama. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Yükümlülük. Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi.

Upbraid : Azarlamak. Çıkışmak. Paylamak. Haşlamak.

Accusers synonyms : censurer, lodge, incriminator, delator, censurers, recriminate, accuser, condemner, inculpatory, criminative, impeachers, incriminate, arraign, blamers, criminatory, defendant, indicters, accusive, indictors, indicter, indictor, impeach, file, accusatrixes, impleader, accusing, accusatory, accusatorial.

Accusers zıt anlamlı kelimeler, Accusers kelime anlamı

Plaintiff : Şikayetçi. Dava eden. Davacı. Müşteki. Müddei.

Absolve : Affetmek. Arılamak. Tenzih etmek. Suçunu bağışlamak. Aklamak. Kurtarmak. Bağışlamak. Beraat ettirmek. Allah adına günahı affetmek. Temize çıkarmak.