Accusant türkçesi Accusant nedir

  • İtham eden kimse.
  • Kınayan kimse.
  • Suçlayan kimse.

Accusant ingilizcede ne demek, Accusant nerede nasıl kullanılır?

Accusable : Suçlanabilir.

Accusal : Suçlama. Kınama. İtham.

Accusals : Kınama. İtham. Suçlama.

Accusation : Sav belgesi. İddianame. İtham etme. İtham. Dava. Suçlama.

Accusations : İtham. Suçlamalar. Suçlama.

Accusative : İsmin -i hali. Belirtme durumu. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir n’si alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. İsmin -i haline ait. İsmin i hali. İsmin -i halindeki sözcük. Yükleme durumu. Akuzatif. İsmin -i halindeki.

Accusatrixes : Suçlayan kimse.

Accusatorially : Suçlayıcı bir şekilde. İtham edici tarz veya turum ile.

 

Accusatorial : Suçlayıcı. Suçlayan. Kınayan.

Accusatory : Suçlayıcı. Suçlayan.

İngilizce Accusant Türkçe anlamı, Accusant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accusant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indictors : Resmi bir şekilde suçlayan kimse. İthamda bulunan. Resmen itham eden kimse. Başka bir kimseyi suç işlemekle itham eden kimse (hukuk terimi).

Resident : İkamet eden kimse. Stajyer doktor. Oturan kimse. Oturan. Yurtiçinde yerleşik. Bir yerde oturan veya sakin. Mukim. Sakin. İkamet eden.

Towner : Kasaba sakini. Belediyeye ait. Kasabada yaşayan. Kasabalı. Kuzey dakota eyaletinde şehir. Şehirli. İlçede yaşayan.

Scolders : Sitem eden ayıplayan kimse. Ayıplayan kimse. Azarlayan tersleyen kimse. Herşeyde hata bulan kimse. Dırdırcı kadın. Küfürlü dil kullanan kimse. Aşağılayan kimse.

Inhabitant : Yerli. Yerleşik halk. Oturan. Oturan kimse. Oturan kimse (bir yerde). Mukim. İkamet eden. Sakin.

Indicter : Resmen itham eden kimse. Suçlayan. Başka bir kimseyi suç işlemekle itham eden kimse (hukuk terimi). Resmi bir şekilde suçlayan kimse.

Dalesman : Vadi yerlisi. Vadide yaşayan kimse.

Scolder : Herşeyde hata bulan kimse. Azarlayan tersleyen kimse. Dırdırcı kadın. Sitem eden ayıplayan kimse. Aşağılayan kimse. Ayıplayan kimse. Küfürlü dil kullanan kimse.

Accuser : İtham eden. Müttehim. Suçlayan. Suçlayan kişi.

Accusant synonyms : sojourner, owner occupier, inculpative, stater, accusatrixes, accusive, inculpatory, tenant, accusers, outlier, indicters, inmate, colonial, accusatory, censurers, condemners, denizen, indictor, indweller, accusative, housemate, impeachers, condemner, suburbanite, impeacher, impleader, habitant, admonitor, incriminator, coaster, occupier, metropolitan, censurer.

 

Accusant zıt anlamlı kelimeler, Accusant kelime anlamı

Nonresident : İkamet etmeyen. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Ülke sakini olmayan. Yerleşik olmayan. Ülke sakini olmayan kişi. Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Geçici olarak oturan. Bölgeye ait olmayan.

Exculpatory : Temize çıkartan. Beraat eden. Beraat ettiren. Suçlamalardan kurtulan. Masumiyetini ilan eden. Suçsuzluğu anlaşılmış. Suçsuzluğu kanıtlanmış. Suçsuz çıkartan.

Accusant ingilizce tanımı, definition of Accusant

Accusant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An accuser.