Accusations türkçesi Accusations nedir

Accusations ile ilgili cümleler

English: The accusations were shocking.
Turkish: Suçlamalar şok ediciydi.

English: Ali denied the accusations.
Turkish: Ali suçlamaları inkar etti.

English: Do you believe Tom's accusations against Mary?
Turkish: Tom'un Mary'nin aleyhindeki suçlamalarına inanıyor musun?

English: Ali denied those accusations.
Turkish: Ali bu suçlamaları reddetti.

English: Tom's accusations are false.
Turkish: Tom'un suçlamaları yanlış.

Accusations ingilizcede ne demek, Accusations nerede nasıl kullanılır?

Denied the accusations : Suçlamaları reddetti. Kendisine yöneltilen suçlamalar karşı geldi. Suçlamaları kabul etmedi.

Bring an accusation against : İthamda bulunmak.

Bring an accusation against somebody : Suçlamada bulunmak. Suçlamak.

False accusation : Karalama. Suç tasnii. İftira yazısı. Hatalı suç iddaası. Yanlış suçlama.

Self accusation : Kendini suçlama. Kendi kendini suçlama.

Accusativeness : Suçlayıcı olma durumu. Suçlama veya kınama eğilim.

The accusative : Yükleme durumu. Akuzatif. İsmin -i hali.

Wrongful accusation : Yanlış suçlama. Hatalı suçlama. Haksız suçlama.

Accusative case : Akuzatif. İsmin i hali. Belirtme durumu. İsmin -i hali.

Accusative : İsmin -i halindeki. İsmin -i halindeki sözcük grubu. İsmin -i hali. Belirtme durumu. İsmin -i haline ait. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir n’si alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. Yükleme durumu. Akuzatif. İsmin i hali.

 

İngilizce Accusations Türkçe anlamı, Accusations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accusations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Averment : Delil gösterme. İddia. Kanıt. Kanıt gösterme. Delil.

Self condemnation : Kendi kendini kınama. Kendini suçlama.

Charge : Yük. Görevlendirmek. Harç. Ücret. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. İtham etmek. Hücum etmek. Ödetmek. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır.

Countercharge : Mukabil itham. Karşı suçlama. Karşı saldırı. Karşı saldırıya geçmek. Karşıt itham. Karşıt iddia. Mukabil suçlama. Karşıt suçlama. Karşı suçlamada bulunmak.

Complaints : Ağlayıp sızlanma. Yakınma. Şikayet. Dert. Şikayet sebebi. İftira. Sitem. Şikayetler. Rahatsızlık.

 

Imputation : İsnad etme. Töhmet. İsnad. Atfetme. İsnat. Üstüne atma. Başkasına yükleme. Yakıştırma.

Imprecation : Karkış. Lanet. Beddua. Kargış.

Complaint : Yakınma. Şikayet sebebi. Dert. Hastalık. Resmi şikayet. Şikayet. Rahatsızlık. Karşıtlama.

Blame : Kabahat. Suçlamak. Suç. Suçu birinin üstüne atmak. Ayıplamak. Kınama. Sorumluluk. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Kınamak.

Self accusation : Kendi kendini suçlama. Kendini suçlama.

Accusations synonyms : blame game, impeachments, impeachment, preferment, arraignments, charges, allegation, incrimination, bill of indictment, charging, information, arraignment, denunciation, delation, inculpation, blaming, assertion, denunciations, indictment, asseveration, recrimination, accusing, implication, accusation, accusal, imputations, accusals, condemnation.