Complaints türkçesi Complaints nedir

Complaints ile ilgili cümleler

English: One of Tom's complaints is the food.
Turkish: Tom'un şikayetlerinden biri yiyecektir.

English: Her complaints never cease.
Turkish: Onun şikayetleri hiç bitmez.

English: Both complaints were dismissed.
Turkish: Her iki şikayet de reddedildi.

English: "Your work has been causing a lot of complaints from customers; I'm ordering you to leave immediately." "Oh, up yours! I didn't want to work here in the first place."
Turkish: "Çalışman müşterilerin birçok şikayetine neden oluyordu.; Buradan hemen ayrılmanı emrediyorum." "Defol git ha! Ben zaten burada çalışmak istemedim"

English: One of my major complaints about the iPhone is that it doesn't support Flash.
Turkish: Benim IPhone hakkında büyük şikayetlerimden biri de Flash desteği olmamasıdır.

Complaints ingilizcede ne demek, Complaints nerede nasıl kullanılır?

Had no complaints : Şikayetleri olmadı. İtirazları yoktu. Yakınmaları olmadı. Olumsuz eleştiri yapmadı.

Has complaints : Şikayetleri var. Yakınmaları var. Eleştirisi var.

Make a complaint about : Şikayetçi olmak.

Bilious complaint : Karaciğer rahatsızlığı.

Bill of complaint : Dava talebi. Şikayet dilekçesi. Layiha.

 

Complaintive : Şikayetçi.

Complaint : İftira. Rahatsızlık. İsnat. Hastalık. Resmi şikayet. Şikayet. Sitem. Yakınma. Suçlama.

Letter of complaint : Şikayet mektubu. Yakınma belgesi.

Complain about : Yakınmak. -ile ilgili kusur bulmak. Şikayetçi olmak. -ile ilgili memnuniyetsizlik ifade etmek.

Cause for complaint : Şikayet nedeni.

İngilizce Complaints Türkçe anlamı, Complaints eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Complaints ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afflictions : Istırap. Bela. Acı. Felaket. Üzüntü. Ağrı. Keder. Izdırap. Üzme.

Grievance : Şikayete sebep olan durum. Şikayete yol açan durum. Kindarlık. Sorun. Sıkıntı. Kincilik. Sıkıntı sebebi.

Flak : Uçaksavar ateşi. Fırça çekme. Sert eleştiri. Uçaksavar. Hava savunma ateşi.

Remonstrance : Protesto. Paylama. Serzeniş. Uyarı. İtiraz.

Groused : Sızlanmak. Yakınmak. Söylenmek. Ormantavuğu. Çok iyi. Bir tür keklik. Şikayet etmek. Dırdır etmek. Homurdanmak.

Discomfiture : Bozgun. Hezimet. Bozuntu. Bozum. Şaşkınlık. Yenilgi.

Animadversion : Kınama. Çekiştirme. Eleştiri. Eleştirme. Tenkit.

Discomforted : Rahatını kaçırmak. Rahatını bozmak. Rahatsız etmek. Bozmak. Ağrı. Üzmek. Sıkıntı vermek. Keyfini kaçırmak.

Scold : Azarlamak. Paylamak. Haşlamak. Zılgıt vermek. Çıkışmak. Darılmak. Tanlamak. Ders vermek. Çıkış yapmak. Terslemek.

Kick : Tekme. Yakınmak. Teklemek. Bir oyuncunun topu ayağı ya da kafası ile herhangi bir arkadaşına, kaleye ya da alan dışına göndermesi. Vazgeçmek. Ayak ile vurmak. Bırakmak. Sızlanmak. Çitme atmak. Geri tepmek (silah).

 

Complaints synonyms : ailment, hen peck, quetch, pip, grumble, bores, animadverts, ailments, claims, deplore, diseases, malediction, bill of indictment, besetment, admonishments, repine, calumnies, charging, sniveller, annoyances, libel, complaint, kinetosis, mutter, animadvert, bewail, grouch, accusation, crab, banes, croak, plaint, botheration.

Complaints zıt anlamlı kelimeler, Complaints kelime anlamı

Cheer : Şenlendirmek. Neşeli sesler çıkarmak. Bağırış. Ferahlamak. Cesaretlendirmek. Teşvik etmek. Keyif. Keyiflendirmek. Yardım etmek. Alkış tutmak.