Flak türkçesi Flak nedir

Flak ile ilgili cümleler

English: Snow fell in large flakes.
Turkish: Lapa lapa kar yağdı.

English: Ali's flaky.
Turkish: Ali garip.

English: He can finish ten boxes of corn flakes in one sitting.
Turkish: O, bir oturuşta on kutu mısır gevreğini bitirebilir.

English: To be good, pâte brisée should be light and flaky.
Turkish: İyi olması için pâte brisée ince ve dilimler hâlinde olmalıdır.

English: I eat cornflakes for breakfast.
Turkish: Kahvaltı için mısır gevreği yerim.

Flak ingilizcede ne demek, Flak nerede nasıl kullanılır?

Flak jacket : Kurşun geçirmez yelek. Giyeni kurşunlardan ve şarapnelden koruyan keçe kaplı giysi. Şarapnel geçirmez yelek.

Flake : Pullarını yolmak. Kavlamak. Acayip tip. Tane. Kar taneciği. İnce parça. Yıldız kesimli kereste yüzeyinde rastlanan; damarlara dik açılı, ince, istikrarsız ve kesik kesik hareler. Balık pulu. Gitar, madencilik alanlarında kullanılır. Tane tane yağmak.

Flake away : Kabarıp dökülmek. Kavlamak. Tabaka halinde dökülmek. Kabarıp dökülmek (boya tabakaları vb).

Flake graphite : Pulsu grafit. Yapraksı grafit.

Flake ice : Taneli buz. Soğutulmuş yuvarlak, pürüzsüz bir yüzeyde ince tabakalar halinde suyun dondurulmasıyla elde edilen 2-3 mm kalınlıktaki buz. Yaprak buz.

 

Flaked : Pul pul. İnce ince. Pul halinde ayrılıp düşmüş. Kuşbaşı. Pul pul olmuş.

Flakier : Yapraksı. Gevrek. İnce dilimler halinde. Lapa lapa. Acayip. Tuhaf. Pul pul. Pulsu. Yassı.

Flaking : Pulcuk durumuna getirme. Pullanma. Kabuğunu soyma. Tane yemlerin lezzetini artırmak ve nişastanın daha iyi sindirilmesini sağlamak için sıcak su buharına ve basınca uzun süre maruz kalması ve nemli olarak merdanelerden geçirilerek ince tabaka durumuna getirilmesi işlemi, pul durumuna getirme. Pul pul olma. Yongalama. Pul pul dökülme. Lapa lapa yağmak. Pul pul ayırmak. Yolmak (pullarını).

Flakily : Yassı olarak. Garip bir şekilde.

Flakiest : Acayip. Yassı. Pul pul. Yapraksı. Pulsu. Gevrek. Tuhaf. İnce dilimler halinde. Lapa lapa.

İngilizce Flak Türkçe anlamı, Flak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Grouse : Söylenmek. Şikayet etmek. Homurdanma. Kuşlar (aves) sınıfının, tavuksular (galliformes) takımının, tavuklar (galli) alt takımından, bacakları ve boyunları kısa türleri olan bir familya. Orman tavuğugiller. Homurdanmak. Çok iyi. Yakınma.

Attack : Eleştirmek. Hamle yapmak. Vurmak. Girişmek. Koyulmak. Atak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Uğraşmak.

Murmur : Söylenme. Uğuldamak. Mırıldanmak. Mızmızlanma. Mırıltı. Söylenmek. Homurdanmak. Mırıldanma.

 

Antiaircraft gun : Uçaksavar topu.

Bellyache : Şikayet etmek. Karın ağrısı. Dırdır etmek. Sızlanmak. Vızıldamak. Dırdır.

Slating : Ağır eleştiri. Taştahta. Eleştiri. Azar. Arduvaz çatı kaplaması. Arduvaz döşeme.

Anti aircraft : Düşman uçağına karşı kullanılan bir şey.

Flack : Basın sözcülüğü yapmak. Basın sözcüsü. Eleştiri. Reklam ajansı. Tanıtım. Bir örtünün ilerleme sırasında kırılmasıyle, temelindeki oluşukların örtüdeki daha genç katmanların üstüne gelmiş dilimleri. (kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar.). Pul. Küfür.

Bellyaches : Şikayet etmek. Karın ağrısı. Vızıldamak. Dırdır etmek. Dırdır. Sızlanmak.

Groused : Dırdır etmek. Sızlanmak. Yakınmak. Yakınma. Çok iyi. Söylenmek. Homurdanmak. Şikayet etmek. Ormantavuğu.

Flak synonyms : bofors gun, unfavorable judgment, grievances, harsh criticism, predictor, berating, gun, scathing criticism, information, plaints, criticism, plaint, grievance, grouses, blast, aristarchy, ack ack, ack ack gun, complaint, diatribe, diatribes, antiaircraft, delation, fire, sharp criticism, severe criticism, flacks, murmured, pom pom, complaints.