Intertwining türkçesi Intertwining nedir

  • Birbirine geçmek.
  • Sarmalanma.
  • Birbirine sarma.
  • Birbirine geçirmek.
  • Birbirine geçirme.
  • Birbirine dolaşmak.

Intertwining ingilizcede ne demek, Intertwining nerede nasıl kullanılır?

Intertwine : Örülmek. Birbirini örmek. Birbirine geçmek. Birbirine geçirmek. İç içe geçmek. Birbirine dolaşmak. Birbirine sarılmak. Sarılmak. Bir halatın uçları gibi birbirine sarmak. Birbirine sarmak.

Intertwined : Sarılmış. Birlikte dokunmuş. Birlikte sarılmış. Birbirine dolaşmış. Birbirine dolanmış. Birbirine geçirilmiş. Sarılan.

Intertwinement : Birbirine dolanma. Birbirine geçmiş olma durumu. Birlikte örülmüş olma. Birlikte sarma veya dokuma. İç içe geçme.

Intertwinements : Birlikte örülmüş olma. Birbirine dolanma. Birlikte sarma veya dokuma. Birbirine geçmiş olma durumu. İç içe geçme.

Intertwines : Birbirini örmek. Birbirine geçirmek. Birbirine sarılmak. Birbirine dolaşmak. Birbirine sarmak. Örülmek. İç içe geçmek. Bir halatın uçları gibi birbirine sarmak. Sarılmak. Birbirine geçmek.

Intertwist : Bükülmek.

Be intertwined : Sarmaşmak.

İngilizce Intertwining Türkçe anlamı, Intertwining eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Intertwining ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interlace : Geçmeli tarama tv. Geçmek. Karışmak. Kimyasal bir sistemin iki fazı arasındaki dokunma yüzeyi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ağ gibi örmek. Karıştırmak. Birbirine dolanmak.

 

Locks : Bağlamak (para). Takılmak. Kanal havuzuna sokmak. Kilit sayısı. Kilitler. Bloke etmek. Kilitlemek. Durdurmak.

Dovetailing : Birleştirmek. Kurtağzı ile birleştirmek. Uyuşmak. Eksiksizce uyma. Alıştırmak. Benzemek.

Enlace : Dolamak. Dolaştırmak. Sıkıca sarmak. Sarmak.

Enlacing : Sıkı sıkı sarma. Sarmak. Dolaştırma. Dolamak.

Dovetail : Daha çok akustik gitar, klasik gitar ve kemanda uygulanan, sapın artan kısmının gövde içerisine sokulduktan sonra yapıştırılmasına dayalı geçme yöntemi. Kırlangıç. Birleştirmek. Kurtağzı ile birleştirmek. Köşe bağı kesmek. Benzemek. Kırlangıç geçme. Alıştırmak. Kurtağzı. Geçme yapmak.

Intertwine : İç içe geçmek. Birbirine sarılmak. Sarılmak. Bir halatın uçları gibi birbirine sarmak. Örülmek. Birbirine sarmak. Birbirini örmek.

Interdigitate : Birbirine geçirmek (birbirini kavramış iki elin parmakları gibi). Birbirine iliştirmek. Birleştirmek. Birbirine kilitlemek. Birbirine bağlamak. Bağlamak. Birbirine kenetlemek. Kenetlemek.

Intertwining synonyms : intertangle, intertangles, interknit, entwines, fit together, intermeshed, intermeshes, entwine, dovetailed, interesting, engage, intermesh, complect, intertangling, interwind, intertwines, enlacement, dovetails, interlaces, lock.

Intertwining zıt anlamlı kelimeler, Intertwining kelime anlamı

Uninteresting : Yavan. Çekici olmayan. İlginç olmayan. Cansız. İlgi çekmeyen. Meraksız.