Investment banking türkçesi Investment banking nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yatırım bankacılığı.
  • Şirketlerin çıkardıkları taşınır değerlerin satın alınarak halka satıldığı, tahvillerin anapara ve faizlerinin vadesinde ödeneceğine ilişkin güvence verildiği, fonların müşteriler adına yönetildiği ve yatırım danışmanlığı yapıldığı bankacılık.

Investment banking ingilizcede ne demek, Investment banking nerede nasıl kullanılır?

Investment : Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım. Dışderi. Para yatırma. Tecimsel ya da ekonomik bir girişime belirli bir süreyle anamal ve para yatırılması. Plasman. Envestisman. Ektoderm. Tayin. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Abluka.

Banking : Viraj yüksekliği. Bankaya yatırmak. Dönerken yan yatma (uçak). Banka. Bankacılık. Banka işlemleri. Bankaya yatırma. Yatış. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler.

Development and investment banking : Kalkınma ve yatırım bankası. Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerinin bir arada gerçekleştirildiği bankacılık. Kalkınma ve yatırım bankacılığı.

Investment bank : Yatırım bankası. Firmalara uzun vadeli kredi sağlayan veya tahvil ve hisse senetlerinin halka sunumuna aracılık eden veya tahvil ve hisse senetlerini toptan veya kısmen satın alarak şirketlere iştirak eden banka.

 

Investment banker : Yatırım bankeri.

Investment banks : Anamal ve paralarını tecim bankalarının tersine olarak uzun süreli yatırımlara bağlayan kuruluşlar. Yatırım bankaları.

İngilizce Investment banking Türkçe anlamı, Investment banking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Investment banking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Investment banking synonyms : a type mutual funds, a change in individual demand, ability to pay principle, a change in demand, a shift in individual demand, abnormal budget receipts.