A kind of türkçesi A kind of nedir

  • Bir çeşit.
  • Bir tür.

A kind of ile ilgili cümleler

English: A mortgage is a kind of loan that people can use to buy a house.
Turkish: Mortgage insanların ev satın almak için kullanabileceği bir borç türüdür.

English: It's nothing but a kind of joke.
Turkish: Bu bir tür şakadan başka bir şey değil.

English: It is a kind of orange.
Turkish: O bir tür portakal.

English: Sandstone is a kind of sedimentary rock.
Turkish: Kumtaşı, tortul bir kaya türüdür.

English: A dolphin is a kind of mammal.
Turkish: Bir yunus bir memeli türüdür.

A kind of ingilizcede ne demek, A kind of nerede nasıl kullanılır?

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Amperin simgesi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Belirli bir tür veya nitelikteki. Bir. Herhangi bir. En yüksek not. Atom ağırlığı. Pek iyi.

Kind : İyi. Sevecen. İnce. Kısım. Yardımsever. İyi kalpli. Candan. İyiliksever. Çeşit. Takım.

Of : -nın. Hakkında. -in. -dan. Karşı. Li. Den. Nin. İle ilgili. -den.

A kind of millionaire : Milyoner gibi bir şey.

Be a kind of : -nin bir çeşidi olmak. -nin bir türü olmak.

Two of a kind : Aynı cins. Özdeş. Eşleşen. Aynı. Tıpatıp. Benzer. Aynı iki tür. Birbirinin aynısı. Aynı tüyleri olan bir aradaki kuşlar. Bir türün ikisi.

 

Of a kind : Aynı malzeme kalıbından yapılmış. Aynı çeşitten. Sıradan. Aynı türden. Aynı cinsten.

Same kind of : Aynı tür.

That is very kind of you : Çok naziksiniz.

In any kind of weather : Her daim. Her zaman. Herhangi bir zamanda. Her türlü havada.

İngilizce A kind of Türkçe anlamı, A kind of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak A kind of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kind of : Gibi. Sayılır. Adeta. Benzeri. Az çok.

Kinda : Bir parça. Bir dereceye kadar. Az çok (argo terim).

Something of : Gibi bir şey. Biraz. Bir parça. Birazcık.

Sort of : Bir bakıma. Çeşit. Bir şekilde. Eh işte. Bir yerde. Bir nevi. Hayli. Hayli çeşit. Bir anlamda. Oldukça.

Somewhat : Bir miktar. Kısmen. Oldukça. Bir dereceye kadar. Bir nebze. Biraz. Bir şekilde. Bir parça. Birazcık.

Somewhat of : Bir derece.

Of sorts : Her hangi neviden. Güya. Böyle. Aşağı veya sıradan. Hesapta. Sözde. Sıradan. Sözümona.

A kind of synonyms : some kind.