Kind of türkçesi Kind of nedir

Kind of ile ilgili cümleler

English: "What kind of apes are those?" "Those aren't apes, they're our new neighbors!"
Turkish: "Bu maymunların türü ne?" "Onlar maymun değil, bizim yeni komşularımız!"

English: "Could you please buy me a book?" "What kind of book?"
Turkish: "Lütfen bana bir kitap alır mısın?" "Ne tür bir kitap?"

English: "What kind of bouquet would you like?" "I would like a bunch of roses!"
Turkish: "Ne tür bir buket istersiniz?" "Ben bir demet gül istiyorum!"

English: "Tom, do you know what kind of script this is?" "Probably Tibetan, but I can't read a bit of it."
Turkish: "Tom, bunun ne tür bir yazıt olduğunu biliyor musun?" "Muhtemelen Tibet, ama ondan bir parça okuyamıyorum."

English: "Oh my God! What kind of laugh was that?" — "Oh, nothing serious! Mary is practicing how to laugh like a witch for a play."
Turkish: "Oh aman Allahım! O ne tür gülmekti?" - "Oh, ciddi bir şey değil" Mary oyun için bir cadı gibi nasıl gülüneceğini pratik yapıyor."

Kind of ingilizcede ne demek, Kind of nerede nasıl kullanılır?

Kind : İyiliksever. Yumuşak başlı. Yürekten. Candan. Tür. İyi kalpli. Takım. İnce. Sevecen. İyi.

Of : Den. -nın. -den övünerek bahsetmek. Nin. İle ilgili. Li. Yüzünden. Karşı. In. -nin.

 

A kind of : Bir tür. Bir çeşit.

A kind of millionaire : Milyoner gibi bir şey.

Be a kind of : -nin bir türü olmak. -nin bir çeşidi olmak.

In any kind of weather : Her zaman. Her türlü havada. Her daim. Herhangi bir zamanda.

Same kind of : Aynı tür.

İngilizce Kind of Türkçe anlamı, Kind of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kind of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Numerable : Sayılması mümkün. Sayılabilir. Sayılabilen. Hesaplanabilir.

In fact : Aslına bakılırsa. Aslında. Hakikaten. Filhakika. Gerçekten. Oysa. Doğrusu. Bilfiil. Hatta.

As in : '-mişçesine. -da olduğu gibi.

Kinda : Bir dereceye kadar. Az çok (argo terim). Bir parça.

Somewhats : Oldukça. Bir miktar. Biraz. Bir şekilde. Kısmen. Birazcık. Bir nebze. Bir dereceye kadar. Bir parça.

Something of : Gibi bir şey. Birazcık. Bir parça. Biraz.

Somewhat : Bir parça. Biraz. Bir dereceye kadar. Bir miktar. Bir nebze. Kısmen. Oldukça. Birazcık. Bir şekilde.

More or less : Ortalama. Takriben. Aşağı yukarı. İyi kötü. Üç aşağı beş yukarı. Neredeyse. Yaklaşık. Yaklaşık olarak. Az ya da çok.

Same as : Benzer. Tıpkı. İle aynı. İle aynı tarzda. Aynı.

Conservatively : Geleneksel olarak. Muhafazakar bir şekilde. Ilımlı olarak. İhtiyatlı tahminle. Konvansiyonel olarak.

Kind of synonyms : a kind of, as it were, moderately, simply, in some degree, as good as, as is, as if, after a fashion, so to speak, some kind, sort of, suchlike, quasi, as, closely, rather, some like, considered, virtually, like, so as, after the fashion of, so to say, just as, reminiscent, all but, merely, almost, something like, fairly.