As in türkçesi As in nedir

  • Gibi.
  • '-mişçesine.
  • -da olduğu gibi.

As in ile ilgili cümleler

English: In 1939, as in 1914, the world was on the brink of war.
Turkish: 1914'te olduğu gibi 1939'da dünya bir savaşın eşiğindeydi.

English: Everyone has the right to own property alone as well as in association with others.
Turkish: Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.

English: It isn't as cold here as in Alaska.
Turkish: Hava burada Alaska'da olduğu kadar soğuk değil.

English: In art, as in love, instinct is good enough.
Turkish: Sanatta, aşktaki gibi, içgüdü yeterince iyidir.

English: Japanese sci-fi, as in anime, involves their Buddhistic and Animistic spirituality.
Turkish: Animelerde olduğu gibi Japon bilim-kurgusu onların Budist ve Animistik ruhsallığını içerir.

As in ingilizcede ne demek, As in nerede nasıl kullanılır?

As : Mademki. İken. Toplam sunum. Halde. -dikçe. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Olarak. Diği gibi. Gibi. Babında.

In : İktidardaki. İçeri. İç. İçinde. Halinde. De. Olarak. Mevsimi gelmiş. İçeriye. Çok moda olan.

As in a dream : Gerçeküstü. Tuhaf. Rüyada gibi. Akıl almaz. Hayal meyal. Acayip.

As indicated : Gösterildiği gibi.

 

As innocent as : Kadar masum.

As far as in me lies : Tüm gücümle. Elimden geldiği kadar. Bütün kuvvetimle.

As black as ink : Gece yarısından daha karanlık. Çok karanlık. Siyah rengin kendisinden daha siyah. Kapkara.

İngilizce As in Türkçe anlamı, As in eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As in ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As is : Şu ana kadar olduğu gibi. Şimdiki durumuyla. Tıpkı. Bu haliyle. Şimdiki haliyle. Bu şekliyle. Olduğu gibi. Hiçbir değişiklik yapmadan.

As : İrken. Karşın. Toplam sunum. Ki. Kadar. Rağmen. Çünkü. -e rağmen. İçin.

All but : Hemen hemen. Haricinde ( in). -den başka. Neredeyse. Az daha. Dışında hepsi. Yaklaşık olarak. -den gayri hepsi. Adeta.

Same as : Benzer. Aynı. İle aynı. Tıpkı. İle aynı tarzda.

After the fashion of : İn taklidinde. Benzeyerek. -in taklidinde. (birine veya bir şeye) benzer şekilde veya benzetilerek. Stilinde. Tarzında. Aynı surette.

So as : Gibi suretle. -an şekilde. Kadar. -sın diye. Ki. Kadar gibi suretle. Amacıyla. İçin. Veçhile için ki.

Like : Beğenmek. Dilemek. Olası. Aynı. Bağ.gibi. -miş gibi. Sevmek. İlg.gibi. Benzer. İstemek.

As if : Tut ki. -casına. -miş gibi. Mış gibi. Sözde. Güya. -mış gibi. -mışçasına. -cesine.

As good as : Değerinde. Aynı derecede iyi. Neredeyse. Benzer. Hemen hemen kesin. Aynen. Adeta. Hemen hemen. Aynı kalitede. Kadar iyi.

As in synonyms : some like, as it were, something like, kind of, quasi, just as.