As is türkçesi As is nedir

  • Bu haliyle.
  • Hiçbir değişiklik yapmadan.
  • Şu ana kadar olduğu gibi.
  • Bu şekliyle.
  • Tıpkı.
  • Olduğu gibi.
  • Şimdiki durumuyla.
  • Şimdiki haliyle.
  • Gibi.

As is ile ilgili cümleler

English: Henry was not at home, as is often the case with him.
Turkish: Genellikle olduğu gibi, Henry evde değildi.

English: He came late, as is often the case with him.
Turkish: Her zaman olduğu gibi, geç geldi.

English: He is a teacher, as is clear from his way of talking.
Turkish: Onun konuşma şeklinden açıkça belli olduğu için, o bir öğretmendir.

English: Moustapha was late for class, as is often the case.
Turkish: Çoğunlukla olduğu gibi, Mustafa sınıfa geç kalmıştı.

English: He is a foreigner, as is evident from his accent.
Turkish: Aksanından belli olduğu gibi, o bir yabancı.

As is ingilizcede ne demek, As is nerede nasıl kullanılır?

As : İrken. -e rağmen. Sırada. Dahi. Diği gibi. İçin. Olduğu gibi. -dikçe. Halde. Mademki.

Is : -dir. Uluslararası sistem. Bilim adamları için bütün kalıcı metrik sistem (uzunluk, zaman, elektrik akımı, sıcaklık, ışık şiddeti, madde miktarı ve kütle temel ölçü birimleri ile). -dır. Olmak.

As is merchandise : Ayıplı ya da sezon sonu olup da, satın alındıktan sonra geri verilme veya değiştirilme olanağı bulunmayan mallar. Değiştirilemez mallar.

 

As is seen : Görüldüğü gibi. Görüldüğü üzere.

As is seen from : -den görüldüğü gibi.

As a consequence : Bu nedenle. Sonuç olarak. Bunun sonucu olarak.

As a compensation : Bedel olarak. Telafi olarak. Hakkını vererek. Geri ödeme olarak.

İngilizce As is Türkçe anlamı, As is eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As is ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As : İken. Madem. İrken. -dikçe. Kadar. Sırada. İçin. Mademki.

Kind of : Sayılır. Bir tür. Adeta. Benzeri. Az çok.

Identical : Bir başkasıyla tüm benzer özellikleri taşıyan. Eş. Birbiriyle aynı. Bilgisayar, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Her türlü nitelik bakımından oluşan bir eşitlik. Özdeş. Özdeşlik. Bitkisel yeniliğin varlığı için, ortaya çıkan yeni bitkinin hep aynı sonucu verebilmesi. Bir.

One and the same : Tek. Aynısı. Aynı. Büsbütün aynı. Bir. Birbirinin aynısı. Tıpkısı. Tıpatıp aynı.

The same : Farketmez. Farksız. Bir. Aynı şekilde. Değişmemiş. Aynı. Aynen.

Something like : Gibisi. Civarında. Yaklaşık. Kadar. Kabilinden. Gibi bir şey. Aşağı yukarı. İhtimal ki. Yaklaşık olarak.

Much the same : Neredeyse aynı. Hemen hemen aynı. Nerdeyse aynı.

Quasi : Hemen hemen. Benzeri. Yarı. Güya. Diyesin. Sözde. Sanki.

As is synonyms : some like, exactly like, same, all overs, same as, in its true colours, selfsame, as it is, as it were, bare facts, neck and crop, that in itself, the bare fact, all of a piece, like, after the fashion of, all over, for all the world as if, just as, according as, all but, self same, just like, warts and all, as in, as such, as if, as good as, at that, so as.