Much the same türkçesi Much the same nedir

  • Nerdeyse aynı.
  • Neredeyse aynı.
  • Hemen hemen aynı.
  • Olduğu gibi.

Much the same ile ilgili cümleler

English: The patient is much the same as yesterday.
Turkish: Hasta dünkü durumuyla hemen hemen aynı.

Much the same ingilizcede ne demek, Much the same nerede nasıl kullanılır?

Much : Sayılamayanlar için ne kadar. Belirli bir miktar. Çok şey. Birçok yönden. Pek. Fazlaca. Hemen hemen. Çokça. Köp. Önemli şey.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Same : Aynı şey. Tıpkı. Aynı. Eşit. Farksız. Aynı şekilde. Tıpkısı. Benzer. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Aynısı.

Pretty much the same : Yine öyle. Hemen hemen aynı.

So much the better : Çok daha iyi (olur vb).

The same : Farketmez. Aynı şekilde. Bir. Farksız. Aynı. Tıpkı. Değişmemiş. Aynen.

So much the more : Hatta dahası. Bahusus ki. Hatta daha fazlası.

All in the same breath : Aynı zamanda.

The same period : Aynı dönem.

The same kind : Aynı tür.

İngilizce Much the same Türkçe anlamı, Much the same eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Much the same ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

In its true colours : Aynen.

That in itself : Mevcut durumunda. Yanlız başına. Kendi içinde ve kendine ilişkin.

As such : (kendi) doğasına bağlı olarak. Böyle. Aslında. (anılan özelliğine) bağlı olarak. Şöyle. Kendiliğinden. Bunun gibi. Bu itibarla. Böylesi. Haddi zatında.

The bare fact : Çıplak gerçek. Açık olaylar. Çıplak gerçekler.

Neck and crop : Tamamiyle. Hep beraber. Tamamen. Hepsi birden. Palas pandıras. Bütünüyle. Bütün bütün.

As it is : Bulunduğu durumda olduğu gibi. Gerçekte. Bu şekliyle. Hakikatte. Aynıyla. Bu durumda. Şu anki durumda.

As : Babında. İçin. Kadar. Rağmen. Madem. Gibi. Olarak. Çünkü. İrken. Karşın.

At that : Bile artık. Mademki. Haliyle hatta. Onun üzerine. Bile. Bu durumda. Artık. Bundan başka. Hem de.

Warts and all : Bütün ayrıntıları ile. Ayrıntılarıyla. Güzel olmayan taraflarını saklamadan. Olumsuz yanlarını gizlemeden. Açık açık. Bütün ayrıntılarıyla.

No better than : Daha iyi değil. Daha hallice değil. -dan daha iyi değil. Daha matah değil. -den daha iyi olmayan. Daha evla değil.

Much the same synonyms : bare facts, pretty much the same, as is, closely, much of a muchness.