Like türkçesi Like nedir

Like ile ilgili cümleler

English: "Did you like the movie?" -- "Yes, a lot!"
Turkish: "Filmi beğendin mi?" -- "Evet, çok!"

English: "Did you like his music?" - "No, did you?"
Turkish: "Onun müziğini sevdin mi?" - "Hayır, sen sevdin mi?"

English: "Did you like my apartment?" "Yes, it is very comfortable."
Turkish: "Dairemi beğendin mi?" "Evet, çok konforlu"

English: "Do you know why Tom doesn't want to go shopping with me?" "I think he doesn't like shopping."
Turkish: "Tom'un benimle alışverişe gitmek istememesinin nedenini biliyor musunuz?" "Sanırım o, alışverişi sevmiyor."

English: "Do I look like an idiot?" "No, not at all."
Turkish: "Aptal gibi mi görünüyorum?" "Hayır, hiç de öyle değil."

Like ingilizcede ne demek, Like nerede nasıl kullanılır?

Like a bomb : Bomba gibi. Çok iyi.

Like a bull at a gate : Kaba saba bir şekilde. Paldır küldür.

Like a bump on a log : Put gibi. Ölü gibi. Put gibi hareketsiz.

Like a cat with nine lives : Kedi gibi dokuz canlı. Dokuz canlı.

Like a drowned rat : Sırılsıklam.

Like cat and dog : Kedi köpek gibi.

 

Like a sack of potatoes : Patates çuvalı gibi.

Like a lamb : Kuzu kuzu. Kuzu gibi. Paşa paşa.

Like a shot : Yıldırım gibi. Süratle. Ok gibi. Çabucak. Anında. Derhal. Hemen. Şimşek gibi. Birdenbire. Hızla.

Like a streak of lightning : Şimşek gibi. Hızla.

İngilizce Like Türkçe anlamı, Like eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Like ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bask : Isınmak. Mutlu olmak. Güneşlenmek. Tatlı bir sıcaklığın karşısında uzanmak. Tadını çıkarmak.

Appreciate : Değerlenmek. Anlamak. Takdir etmek. Değerlemek. Kavramak. Değeri artmak. Değerini bilmek. Farkında olmak. Değer kazanmak. Değer vermek.

Rejoice : Keyif vermek. Memnun etmek. Aşırı sevinmek. Keyiflenmek. Bayram etmek. Neşelenmek. Düğün etmek. Çok sevinçli olmak. Sevindirmek.

Cares : Önemsemek. İlgilenmek. Hevesli olmak. Önem vermek. Kendini üzmek. Kafaya takmak. Merak etmek. Özen göstermek.

Ask : Aranmak. Rica etmek. Kaşınmak. Soru sormak. İstirham etmek. Çağırmak. Talep etmek. Hak etmek.

Allied : Birleşik. Aynı türden. Birbirine bağlı. Bağlaşık. Akraba. Müttefik. Birlik olan. Aralarında anlaşma olan.

So as : Kadar. Gibi suretle. Amacıyla. -sın diye. Ki. Kadar gibi suretle. -an şekilde. Veçhile için ki. İçin.

Idem : Aynı yazar.

As it were : Bir bakıma. Bir yerde. Güya. Adeta. Deyim yerindeyse. -mış gibi. Görünüşte. Sanki.

Like synonyms : in rem, humor, identic, analog, relished, enjoy, in the cards, alike, identically, appeals, wish, feasible, sympathizes, sympathise, allowable, analogical, catch the fancy of, want, approves, analogous, appreciated, after the fashion of, cares for, approve, applauded, sympathised, be pleased with, relish, sympathises, doublet, appreciates, coo, desire.

 

Like zıt anlamlı kelimeler, Like kelime anlamı

Dislike : Nefret etmek. Antipati duymak. Hoşlanmamak. Sevmemek. Hoşlanmama. Beğenmemek. Hoşuna gitmemek. Hoşa gitmeme. Beğenmeme.

Disapprove : Karşısında olmak. Kabul etmemek. Uygun görmemek. Kınamak. Onaylamamak. Reddetmek. Beğenmemek. Tasvip etmemek. Onamamak.

Different : Ayrışık. Başka. Çeşitli. Ayrı. Başka türlü. Değişik. Özge. Diğer. Muhtelif. Farklı.

Like antonyms : unlike.

Like ingilizce tanımı, definition of Like

Like kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be pleased. To be agreeable to. As, to play the like. Having the same, or nearly the same, appearance, qualities, or characteristics. The stroke which equalizes the number of strokes played by the opposing player or side. A copy. As, they are like each other in features, complexion, and many traits of character. An exact resemblance. Often with in and the particulars of the resemblance. Alike. Similar. As, do not act like him. The counterpart. In a manner similar to. To suit. To please. Similar to. That which is equal or similar to another. Resembling. In a manner like that of. To choose.