So as türkçesi So as nedir

  • Amacıyla.
  • -an şekilde.
  • Gibi suretle.
  • Ki.
  • Kadar gibi suretle.
  • -sın diye.
  • Veçhile için ki.
  • İçin.
  • Kadar.
  • Gibi.

So as ile ilgili cümleler

English: He ran, so as to arrive on time.
Turkish: O, zamanında varmak için koştu.

English: He took a taxi so as not to be late for the party.
Turkish: Partiye geç kalmamak için taksi tuttu.

English: He sat in the front so as to be able to hear.
Turkish: İşitebilmek için önde oturdu.

English: He hurried so as to be in time for the train.
Turkish: Trene zamanında yetişmek için acele etti.

English: He penned it down so as to not forget it.
Turkish: Onu unutmamak için yazdı.

So as ingilizcede ne demek, So as nerede nasıl kullanılır?

So : Böyle. Güya. Bu yüzden. Kafi. Demek ki. Öyle mi. Bu kadar. Sol notası. Şöyle.

As : Mademki. Diği gibi. Çünkü. Gibi. Kadar. Karşın. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. İrken. -e rağmen. Dahi.

So as to : Üzere. -ecek bir şekilde. İçin. -cek biçimde. -mek amacıyla. Diye. Ecek şekilde. Amacıyla. -mek için.

So amazed to : Çok şaşırmak.

So and so : Filan filan adam veya şey. Keza falan. Filan. Nitekim. Falan. Vesaire. Filan adam veya şey. Keza.

So be it : Hadi bakalım. (o halde) öyle olsun. Peki öyle olsun. Neyse. Öyle olsun. Olursa olsun. Hadi öyle olsun. Olsun.

 

So called : Sözümona. Sözde.

İngilizce So as Türkçe anlamı, So as eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak So as ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

So as to : -ecek bir şekilde. -cek biçimde. Ecek şekilde. -mek için. Üzere. Diye. -mek amacıyla.

By : Geçişli biçimde. Nezdinde. Yan. Geçecek biçimde. Geçip. İkinci derecede. İkincil. Takma. -e bakarak.

So that : Diye. Öyle ki. -mesi için. Böylece. O kadar ki. Öyleki. Ta ki. Onun için.

That : -dığı. Şu. Bu kadar. Öteki. O kadar. -en. O. -diği.

Who : İsim olarak kullanılan yancümlenin başında bulunur. Ki o. Kim. Ki ona. Dünya sağlık örgütü. Kimi. Who. -an. Kime.

As : Rağmen. Halde. -dikçe. Mademki. Diği gibi. Madem. İken. -e rağmen.

As is : Şimdiki haliyle. Olduğu gibi. Bu haliyle. Hiçbir değişiklik yapmadan. Şimdiki durumuyla. Bu şekliyle. Şu ana kadar olduğu gibi. Tıpkı.

On behalf of : Temsilen. Onun adına. Namına. Hesabına. Yararına. -in yararına. İn adına. -in adına. Adına.

With intent to : -mak amacıyla. -yı amaçlayarak. - mak niyetiyle. Maksadıyla. Niyetiyle. -mak hedefiyle. -yı yapmayı hedefleyerek.

Just as : Olduğu anda. Nasıl ki. Tıpkı. Aynen. Tam o anda. -iken.

So as synonyms : quod, the who, inasmuch as, as good as, as it were, with the intention of, same as, to my surprise, to the end that, as if, all but, on earth, apple polisher, as well as, thats, proportion, in the interest of, as much, with the aim of, pending, after the fashion of, as as, for, quods, but what, or so, like, insomuch as, in scale, as in, for the purpose of, quasi, now that.