As it were türkçesi As it were nedir

As it were ile ilgili cümleler

English: He is, as it were, a grown up baby.
Turkish: O, adeta, büyümüş bir bebek.

English: He is, as it were, a stray sheep.
Turkish: Tabiri caizse, o başı boş bir koyun.

English: Mr Johnson is, as it were, a walking dictionary.
Turkish: Bay Johnson, adeta, yürüyen bir sözlüktür.

English: That was, as it were, part of the job.
Turkish: O, bir bakıma, işin parçasıydı.

As it were ingilizcede ne demek, As it were nerede nasıl kullanılır?

As : Mademki. Çünkü. İken. -dikçe. Olarak. Toplam sunum. Sırada. İçin. Kadar.

It : O. Onu. Ebe (oyunda). İlişki. Bilişim. Cazibe. Şahsiyet. Ebe (oyunlarda). Cinsel ilişki. İtalyan.

Were : Anlamına gelmek. Var olmak. Olmak. Mal olmak. Bulunmak. Durmak. Tutmak (para).

As it happens : Sonunda olduğu gibi. Kadere göre. Gelişigüzel. Gerçekte. Aslında.

As it is : Hakikatte. Aynıyla. Şu anki durumda. Olduğu gibi. Gerçekte. Bu durumda. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Bu şekliyle.

As it is rumoured : Söylentiye göre.

As it turned out : Oysa sonunda.

Be that as it may : Her ne olursa olsun. Doğru bile olsa. Öyleyse bile. Doğru da olsa. Öyle de olsa. Öyle bile olsa. Öyle olmasına karşılık. Her ne kadar doğru olsa da.

 

Would it were so : Öyle olmasını dilerdim. Keşe öyle olsaydı.

As broad as it is long : Ayvaz kasap hep bir hesap. İki eşit seçenek arasında karar verememe durumu.

İngilizce As it were Türkçe anlamı, As it were eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As it were ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Apparently : Görünür bir şekilde. Belli ki. Görünen o ki. Anlaşıldığı kadar. Anlaşılan. Görünüşe bakılırsa. Görünüşe göre. Görünürde.

Merely : Sade. Tek. Yalnız. Salt. Ancak. Sadece. Sırf. Safi. Yalnızca.

Superficially : Derinlemesine olmadan. Yüzeysel. Yüzeysel olarak. İki boyutlu bir şekilde. Üstünkörü. Yalapşap. Üstünkörü bir şekilde.

Some place : Bir yerlerde. Herhangi bir yerde. Belli bir yerde.

Virtually : Sanal. Hemen hemen. Fiilen. Sanal olarak. Aslında. Neredeyse. Esas itibarıyla. Gerçekte. Hakikatte.

As is : Şimdiki durumuyla. Bu şekliyle. Olduğu gibi. Hiçbir değişiklik yapmadan. Şimdiki haliyle. Şu ana kadar olduğu gibi. Tıpkı. Bu haliyle.

As if : -mışçasına. -cesine. Sözde. -casına. Tut ki. Mış gibi.

Outwards : Dışa doğru. Dışarıya. Dışarıya doğru.

Just as : -iken. Aynen. Nasıl ki. Tam o anda. Tıpkı. Olduğu anda.

Supposedly : Sözde. Sözüm ona. Diyorlar ki. -dığı farzediliyor. Sözümona. Söylendiğine göre. Varsayılarak. Varsayıldığı gibi. İddialara göre.

As it were synonyms : anywheres, outward, on the face of it, though, fairly, pseudo, almost, of sorts, all but, kind of, so to speak, as good as, if, seemings, ostensibly, after the fashion of, as the phrase goes, professedly, closely, so, like, apparent, anywhere, tho, nearly, supposing that, for all the world as if, seeming, so as, quasi, some like, as, something like.