As it happens türkçesi As it happens nedir

As it happens ile ilgili cümleler

English: As it happens, I don't have any money with me today.
Turkish: Aslında bugün yanımda hiç param yok.

English: As it happens, I have left the book at home.
Turkish:

English: As it happens, she is absent.
Turkish: Maalesef, o yoktur.

As it happens ingilizcede ne demek, As it happens nerede nasıl kullanılır?

As : Çünkü. Diği gibi. Dahi. -dikçe. Karşın. Olarak. Toplam sunum. -e rağmen. İken.

It : Ona. İlişki. Bilişim. Şahsiyet. İtalyan. Cinsel ilişki. Ebe (oyunlarda). Onu. O. Ebe (oyunda).

Happens : Olmak. Başından geçmek. Meydana gelmek. Rastlamak. Cereyan etmek. Tesadüf etmek. Başına gelmek.

As it is : Gerçekte. Bu durumda. Aynıyla. Bu şekliyle. Hakikatte. Şu anki durumda. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Olduğu gibi.

As it is rumoured : Söylentiye göre.

Be that as it may : Öyle bile olsa. Öyle olmasına karşılık. Öyle de olsa. Her ne olursa olsun. Öyleyse bile. Doğru da olsa. Doğru bile olsa. Her ne kadar doğru olsa da.

As it used to be : Çok önceden olduğu gibi. Eskiden de olduğu gibi. Eskiden olduğu gibi. Bir zamanlar olduğu gibi. Önceden de olduğu gibi.

As far as it goes : Esasen. Aslında.

As it were : Gibi. Görünüşte. -mış gibi. Güya. Bir bakıma. Adeta. Deyim yerindeyse. Bir yerde. Sanki.

 

As it should be : Pek tabi. Uygun düştüğü gibi. Uygun olacak şekilde. Olması gerektiği gibi. Layıkıyla. Uygun olduğu gibi.

İngilizce As it happens Türkçe anlamı, As it happens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak As it happens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At bottom : Esasında.

In actual fact : İşin doğrusu. Gerçekten.

At heart : Kalpten. Kalben. İç yüzünde. Esasında. Hakikatte. Özünde. İçten. Doğrusu.

As a matter of fact : Aslına bakarsan. Nitekim. Zaten. Gerçek şu ki. Doğrusunu isterseniz. Şu bir gerçek ki. Hakikaten. Gerçekten. Doğrusu.

In point of fact : Hakikaten. Aslını ararsan. Aslına bakıldığında. Aslına bakarsanız. Gerçekten. Şu bir gerçek ki. Aslını sorarsan. Gerçek şu ki.

Cardinally : Başlıca. Esasında. Önemli olarak. Esasen. Öncelikle.

By rights : Sağduyu ile. Doğrulukla. Doğrusu. Adaletle. Hakkaniyetle. Uygun şekilde. Usulen. Usule göre.

Coincidentally : Tesadüfen. Şans eseri.

Honestly : Samimiyetle. Sahiden. Valla. Doğruyu söylemek gerekirse. Mertçe. Dürüstçe. Dürüst olmak gerekirse. Doğrusu. Gerçekten. Hilesizce.

As it is : Aynıyla. Hakikatte. Bu durumda. Şu anki durumda. Bu şekliyle. Olduğu gibi. Bulunduğu durumda olduğu gibi.

As it happens synonyms : adventitiously, excursive, au fond, admittedly, casually, dilatorily, deep down, aamof, clannishness, go as you please, in fact, fitfully, in sober fact, defacto, at random, desultory, arbitrarily, in sooth, in practice, actually, in effect, as far as it goes, casual, cursory, by fits and starts, basically, essentially, by chance, as big as life, at haphazard, automatically, in reality, as such.