Happens türkçesi Happens nedir

  • Başından geçmek.
  • Meydana gelmek.
  • Rastlamak.
  • Olmak.
  • Cereyan etmek.
  • Başına gelmek.
  • Tesadüf etmek.

Happens ile ilgili cümleler

English: "It's almost five." "What happens at five?" "You'll have to wait and see."
Turkish: " Saat neredeyse beş." " Saat beşte ne olur? " Bekleyeceksin ve göreceksin."

English: Change happens slowly.
Turkish: Değişim yavaş yavaş olur.

English: Don't worry, it happens to everyone.
Turkish: Üzülme, o herkesin başına gelir.

English: Children know what happens between their parents.
Turkish: Çocuklar anne babalarının arasında ne olduğunu bilirler.

English: Do you see what happens when you don't listen?
Turkish: Dinlemediğin zaman ne olduğunu görüyor musun?

Happens ingilizcede ne demek, Happens nerede nasıl kullanılır?

Happens to the best of us : En iyi ailelerde de meydana gelir. En iyilerin başına da gelir.

As it happens : Gelişigüzel. Aslında. Gerçekte. Kadere göre. Sonunda olduğu gibi.

Before it happens : Olmadan önce. Meydana gelmeden önce.

Scheck happens : Suçlu savunma avukatı barry scheck onuruna isimlendirilen. İşler kötü veya yanlış gittiğinde kullanılan terim (o.j. simpson'ın duruşmaları esnasında gazeteciler tarafından kullanılan).

Whatever happens : Ne olursa olsun. Ne meydana gelirse gelsin. İlle.

 

Happenstance : Tesadüf. Rastlantı. Beklenmedik durum. Hasbelkader.

Happen to meet : Rastlamak. Tesadüf etmek.

Happen again : Tekerrür etmek.

Happen by : Geçmek. Uğramak. Gelmek.

Happen by chance : Tesadüfen olmak. Tesadüf etmek.

İngilizce Happens Türkçe anlamı, Happens eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Happens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Operate : Çalışmak. İşlemek. Ameliyat altına almak. İdare etmek. İş görmek. Ameliyata almak. Kullanmak. Ameliyat etmek. Çalıştırmak. Etki etmek.

Occurs : Görülmek. Ortaya çıkmak. Akla gelmek. Çıkmak. Oluşmak.

Fared : Gitmek (iş için). Başarmak. Üstesinden gelmek. Yolculuk etmek. Geçinmek. Bilet ücreti. Gitmek (iş). Yola çıkmak.

Coincided : Çakışmak. Kesişmek. Bir olmak. Denk gelmek. Aynı ana denk gelmek. Tutarlı olmak. Çatışmak. Uymak. Örtüşmek.

Result : İle sonuçlanmak. Elde edilen bulgunun ortaya çıkardığı yenilik, düşüncenin dış dünyaya çıkardığı teknik etki. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Doğmak. Sonuçlanmak. Bulgu sonucu. Netice. Sonuç. Sonuç vermek.

Begin : Başlamak. Start vermek. Başlatmak. Koyulmak. Start almak. Adım atmak. Girişmek. Atılmak. Çığır açmak.

Befallen : Başa gelen.

Come around : Yelkenleri suya indirmek. İmana gelmek. Yüksekten atmaktan vazgeçmek. Ayılmak. Dediğine gelmek. İyileşmek (hastalık vb). Kendi görüşünden caymak. Gelip gitmek. Hastalığı atlatmak. Canlanmak.

Concur : Kesişmek. Razı olmak. Aynı zamana rastlamak. Aynı zamana denk gelmek. Aynı zamanda oluşmak. Elbirliği yapmak. Aynı zamanda olmak. Aynı anda olmak. Uyuşmak.

 

Give : Eğilmek. Esnemek. Bel vermek. Vermek. Uçlanmak. Düzenlemek. Armağan etmek. Bahşetmek. Koparmak. Esneklik.

Happens synonyms : roll around, contemporise, come, happing, arise, betided, blunder on, break, come across with, pass through, experience, materialize, bump into, befall, coinciding, happen upon, take place, experiencing, becoming, come up, occurred, began, meet, happen to meet, come over, repeat, be present, abide, amount, knew, begins, go, happen.

Happens zıt anlamlı kelimeler, Happens kelime anlamı

Dematerialize : Şeklini kaybetmek. Maddesel olmaktan çıkarmak. Manevileşmek. Maddesel olmaktan çıkmak. Kaydileştirmek.

Dematerialise : Şeklini kaybetmek (dematerialize olarak da yazılır). Şeklini kaybetmek. (britanya ingilizcesi) manevileşmek veya manevileştirmek. Görünürdeki maddeyi kaybetmek. Kaydileştirmek. Manevileşmek. Maddesel olmaktan çıkarmak. Maddesel olmaktan çıkmak.