As it used to be türkçesi As it used to be nedir

  • Önceden de olduğu gibi.
  • Eskiden de olduğu gibi.
  • Bir zamanlar olduğu gibi.
  • Eskiden olduğu gibi.
  • Çok önceden olduğu gibi.

As it used to be ile ilgili cümleler

English: It's not as great as it used to be.
Turkish: Bu eskisi kadar mükemmel değil.

English: Ali told me that he thought Boston wasn't as safe as it used to be.
Turkish: Ali bana Boston'un eskisi kadar güvenli olmadığını düşündüğünü söyledi.

English: Ali's eyesight isn't as good as it used to be.
Turkish: Ali görme yeteneği eskisi kadar iyi değil.

English: It's not as difficult to find a native speaker to help you with your language studies as it used to be.
Turkish: Dil çalışmalarında sana yardım edecek bir yerli konuşmacı bulmak eskisi kadar zor değil.

English: Is eating fish as healthy now as it used to be?
Turkish: Balık yemek eskiden olduğu kadar şimdi sağlıklıklı mıdır?

As it used to be ingilizcede ne demek, As it used to be nerede nasıl kullanılır?

As : Babında. Toplam sunum. İçin. Bir ekonomide farklı fiyat düzeylerinde üretilip satılmak istenen reel gayrisafi yurtiçi hasıla düzeyleri. Halde. Madem. Diği gibi. Çünkü. Kadar. Sırada.

It : Şahsiyet. İlişki. Ona. Cinsel ilişki. İtalyan. Ebe (oyunda). Ebe (oyunlarda). Cazibe. Onu. O.

Used : Eski. Elden düşme. Alışkın. Kullanma. Kullanılan. Alışık. Kullanılmış.

 

To : E doğru. Ya. Ye. Kala. Göre. Karşı. -e göre. İle. -mek -mak (mastar). Arasında.

Be : Berylliumb (berilyum). Durmak. Anlamına gelmek. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Var olmak. -dır. -di. -dir. Mal olmak. Kalmak.

Appear to be : Gibi görünmek.

As it is : Şu anki durumda. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Hakikatte. Gerçekte. Bu durumda. Aynıyla. Bu şekliyle. Olduğu gibi.

Be led to believe : Yanıltılmak. Kandırılmak. Yanlış yönlendirilmek (bilerek veya bilmeyerek).

As it is rumoured : Söylentiye göre.

Ask somebody to be seated : Oturmasını rica etmek. Oturmasını istemek.