At heart türkçesi At heart nedir

  • Esasında.
  • İçten.
  • Hakikatte.
  • İç yüzünde.
  • Doğrusu.
  • Özünde.
  • Kalben.
  • Kalpten.
  • Aslında.

At heart ile ilgili cümleler

English: He is a good man at heart.
Turkish: O, aslında iyi bir adam.

English: He is kind at heart.
Turkish: O, aslında naziktir.

English: Ali is old, but he's young at heart.
Turkish: Ali yaşlı ama gönlü genç.

English: He is a kind man at heart.
Turkish: O, aslında nazik bir insandır.

English: He is not a liar at heart.
Turkish: O, aslında bir yalancı değil.

At heart ingilizcede ne demek, At heart nerede nasıl kullanılır?

At : Ye. A. De. Nezdinde. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Ya. Bir miktarı göstermek için kullanılır. E. Üzere. Yanında.

Heart : Vicdan. Azim. Merkez. Yüreklilik. Orta. Kalp. Verimlilik. Orta kısım. Cesaret.

Be sick at heart : Çok mutsuz olmak. Çok üzülmek.

Had his best interest at heart : İyiliğini kalpten istiyordu. Onun için sadece en iyisini istiyordu.

Have at heart : Kalben dilemek. Saygı duymak. -e ilgi duymak. Merak etmek.

Sick at heart : Üzgün. Çok mutsuz. Kederli. Çok üzgün. Düş kırıklığına uğramış. Mutsuz. Hüzünlü. Kalbi kırık.

Young at heart : Gönlü genç. Kalbi genç. İhtiyar delikanlı. Genç olunmamasına rağmen genç hissedilmesi. Kalbinde genç. Kalbinde genç hissetme. Kafası genç. Kendini genç hisseden.

 

İngilizce At heart Türkçe anlamı, At heart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At heart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clannishness : Gruba başkalarını almama. Klancılık. Klikçilik. Klanvari.

As such : Böylesi. Haddi zatında. Kendi başına. Kendiliğinden. Bunun gibi. (anılan özelliğine) bağlı olarak. Olduğu gibi. (kendi) doğasına bağlı olarak. Şöyle.

In fact : Hakikaten. Bilfiil. Gerçekten. Gerçekte. Hatta. Oysa. Aslına bakılırsa. Filhakika.

Cardinally : Esasen. Öncelikle. Önemli olarak. Başlıca.

Au fond : Esasen.

In substance : Özet olarak.

In all conscience : Pek haklı olarak. Mutlaka. Vicdanen.

Cordials : Likör. Candan. Uyarıcı madde. Samimi. Ferahlatıcı. Tatlı içecek. Sıcak. Yürekten. Canlandırıcı ilaç.

Strictly speaking : Aslını söylemek gerekirse. Aslına bakarsan. Doğrusunu söylemek gerekirse. Açıkçası. Açık konuşmak gerekirse. Gerçekte. Kurallara bakılırsa. Doğrusunu istersen.

Strictly : Tam anlamıyla. Kesinlikle. Katı bir biçimde. Sert biçimde. Harfiyen. Sıkı sıkıya. Açıkçası. Kesin surette. Şiddetle.

At heart synonyms : artless, substantially, chummier, deeply, from the heart, frankly, profoundly, defacto, sooth to say, in sooth to say, indeed, in sober fact, of a verity, actually, cordial, childlike, honestly, the straight of it, chummy, candid, intrinsically, warmly, affable, automatically, as a matter of fact, in itself, basically, authentic, frankly speaking, delightedly, by heart, candids, in sooth.