Strictly speaking türkçesi Strictly speaking nedir

  • Kurallara bakılırsa.
  • Doğrusunu söylemek gerekirse.
  • Gerçekte.
  • Açık konuşmak gerekirse.
  • Açıkçası.
  • Doğrusu.
  • Aslına bakarsan.
  • Doğrusunu istersen.
  • Aslını söylemek gerekirse.
  • Aslında.

Strictly speaking ile ilgili cümleler

English: Strictly speaking, the tomato is not a vegetable. It's a fruit.
Turkish: Açıkça konuşmak gerekirse domates sebze değil meyvedir.

English: Strictly speaking, he is not qualified for the job.
Turkish: Kurallara bakılırsa, o, iş için nitelikli değil.

English: Strictly speaking, the earth is not round.
Turkish: Açıkçası dünya yuvarlak değil.

English: Strictly speaking, the theory is not correct.
Turkish: Açık konuşmak gerekirse teori doğru değil.

English: This is, strictly speaking, a mistake.
Turkish: Açık konuşmak gerekirse, bu bir hata.

Strictly speaking ingilizcede ne demek, Strictly speaking nerede nasıl kullanılır?

Strictly : Tam manasıyla. Tam olarak. Katı bir biçimde. Sıkı sıkıya. Harfiyen. Sıkı bir şekilde. Doğrusu. Tam anlamıyla. Açıkçası. Kesinlikle.

Speaking : Akıcı. Konuşma. Olarak konuşmak gerekirse. Etkileyici. Berrak. Konuşan. Dokunaklı. Tekellüm. Canlı. Söyleme.

Strictly confidential : Çok gizli.

Strictly exogenous variable : Katı dışsal değişken.

Strictly for the birds : Saçma. Anlamsız. Değersiz. İpe sapa gelmez. Aptalca. Mantıksız. Saçma sapan.

 

Strictly increasing function : Artan fonksiyon. Kesin artan işlev.

İngilizce Strictly speaking Türkçe anlamı, Strictly speaking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strictly speaking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As big as life : Yaşam kadar büyük. Bizzat. Şahsen. Canlısı veya gerçeği kadar büyük. Hayatta olduğu gibi. Ta kendisi (bir de ne göreyim veya tam karşımda veya gelmiş).

In truth : Gerçekten. Vallahi. Hakikaten.

In short : Velhasıl. Kısacası. Özetlersek. Hulasa. Yani. Uzun lafın kısası. Sözün kısası. Muhtasar olarak. Kısaca.

Truthfully : Doğru bir şekilde. Mertçe. Gerçekten. Doğru olarak. Doğru bir tarzda. Kesin olarak. Dürüstçe. Tam olarak. İçtenlikle.

At bottom : Esasında.

Indeed : Cidden. Hakikaten. Gerçekten. Gerçekten de. Gerçeği söylemek gerekirse. Doğrusu istenirse.

By rights : Hakkaniyetle. Usulen. Sağduyu ile. Uygun şekilde. Doğrulukla. Adaletle. Usule göre.

As it is : Aynıyla. Bu durumda. Hakikatte. Olduğu gibi. Bulunduğu durumda olduğu gibi. Bu şekliyle. Şu anki durumda.

As it happens : Kadere göre. Sonunda olduğu gibi. Gelişigüzel.

As far as it goes : Esasen.

Strictly speaking synonyms : admittedly, obviously, actually, above ground, cardinally, basically, as such, defacto, of a verity, in reality, in point of fact, in actual fact, automatically, au fond, honestly, properly speaking, clannishness, in effect, in plain words, sooth to say, frankly, at heart, strictly, in sooth, in all conscience, aamof, essentially, as a matter of fact, in practice, deep down, in sober fact, when all is said and done, the straight of it.