A small fortune türkçesi A small fortune nedir

  • Hatırı sayılır bir servet.

A small fortune ile ilgili cümleler

English: Tom's operation was going to cost a small fortune.
Turkish: Tom'un operasyonu küçük bir servete mal olacak.

A small fortune ingilizcede ne demek, A small fortune nerede nasıl kullanılır?

A : Bir. Herhangi bir. (herhangi) bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Amperin simgesi. En yüksek not. Atom ağırlığı.

Small : Mini. Zayıf. Mütevazı. Ufacık. Küçük. Ufak ufak. Hafif. Arka. Az. Küçük küçük.

Fortune : Zenginlik. Uğur. Gelecek. Baht. Talih. Kaza. Fal. Şans. Kişilerin belirli bir anda elinde bulundurduğu ekonomik değerlerin tümü.

A small number of : Birkaç. Biraz.

Be a small eater : Az yemek. Boğazlı olmamak.

On a small scale : Küçük çapta. Ufak çapta.

I prefer a small car : Küçük bir araba tercih ederim.

Do you have a smaller one : Daha küçüğü var mı.

In a small way : Karınca kararınca. Gösterişsiz şekilde. Küçük ölçüde. Azıcık.

Small fortune : Çok para. Küçük talih. Küçük servet. Dikkate değer para miktarı.