Abducter türkçesi Abducter nedir

  • Kadın veya çocuk kaçıran.
  • Kız kaçıran.

Abducter ingilizcede ne demek, Abducter nerede nasıl kullanılır?

Abducted : Alıkonmuş. Kanunsuz olarak ele geçirilen ve göz altına alınan. Kaçırılmış. Kaçırılmış (çocuk vb).

Abductee : Kaçırılmış kimse. Alıkonulmuş. Kaçırılmış. Kaçırılan. Alıkonulan. Zorla kaçırılan kimse.

Abduct : Birini zorla kaçırmak. Alıkoymak. Kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Zorla kaçırmak. (kas) dışarı çekmek. Kız kaçırmak. Kaçırmak (birini). Adam kaçırmak. Dağa kaldırmak.

Abducting : Kaçırmak (birini). Birini zorla kaçırmak. Çekme. Adam kaçırmak. Kaçırmak. Zorla kaçırmak. Kız kaçırmak. Uzaklaştırma (anatomi terimi). Tebit etmek. (kas) dışarı çekmek.

Abductio : Vücut orta çizgisinden uzaklaştırma. Abduksiyo.

Abduction : Abdüksiyon. Dışaçekim. Kaçırma (bir kimseyi). Kız kaçırma. Adam kaldırma. Uğrulama. (kas) dışarı çekme. Kaçırma. Dışaçekim (tıp veya medikal terimi).

Musculus abductor : Dışa çekici kas. Muskulus abduktor.

Abducens : Abdusens. Uzaklaştırıcı. Altıncı çift sinir. Göz hareketlerini kontrol eden kraniyal sinir çifti (anatomi terimi).

Abductors : Kaçıran kişi. Abdüktör. Dışarı çeken kas (anatomi terimi). Abduktor. Kaçıran kimse. Uzaklaştırıcı. Dışarı çeken kas. Uzaklaştıran sinir.

 

Abduce : Eksenden uzaklaştırmak. Sıyrılmak. Geri çekmek.

İngilizce Abducter Türkçe anlamı, Abducter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abducter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outlaw : Sürmek. Yasal haklardan mahrum etmek. Feshetmek. Sürgün. Suçlu ilan etmek. Yasaklamak. Yasadışı ilan etmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Huysuz at. Yasaya karşı gelen kimse.

Crimp : Durdurmak. Dalga. Kıvırmak. Mani. Katlamak. Dalgalandırmak. Askere almak. Zorla askere almak. Yapağı lifinin doğal dalgası.

Criminal : Cinai. Kabahatli. Çok kötü. Cezalı. Suç oluşturan. Suçlu. Cinayet. Ceza. Sabıkalı. Suçla ilgili.

Malefactor : Kötülük eden. Suçlu kimse. Suçlu. Mücrim. Cani. Kötülük eden kimse. Cani kimse.

Crimper : Kablo ucu sıkıştırma pensesi. Kıvıran kimse veya şey. Kıvırıcı. Önleyici. Kablo sıkıştırıcı. Kablo ucu pensesi.

Snatch : Koparmada kaldırmak (halter). Yakalamak. Koparmak. Kapkaç yapmak. Kaçırmak. Çabucak yapmak. Fırsattan istifade etmek. Zorla almak. Kapmak. Kapışmak.

Kidnapper : Adam kaçıran kimse. Çocuk hırsızı. Adam kaçıran. Çocuk kaçıran.

Crook : Değnek. Sahtekar. Sapı kıvrık baston. Dönemeç. Kanca. Bükülmek. Dolandırıcı. Madrabaz. Kıvrılmak. Kıvırmak.

Felon : Mücrim. Cani. Suçlu. Dolama. Zalim. Habis. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Cinayet.

Shanghai : Şangay. Şanghay. Sarhoş edip gemiye zorla tayfa olarak almak. Kaçırıp zorla gemide çalıştırmak. Çin'in doğusunda bir liman şehri.

Abducter synonyms : kidnaper, impress, kidnap, seize, captor, seizer, snatcher, shanghaier, nobble, capturer.

 

Abducter zıt anlamlı kelimeler, Abducter kelime anlamı

Liberator : Azat eden kimse. Azat eden. Kurtarıcı.

Push : İtmek. ...yaşına merdiven dayamak. Dayanmak. Vuruşta elin toptan ayrılmadan bir süre kalması eylemi. Atılma. Uğraşmak. Devam etmek. Hücum. İşten kovulma. Zorlamak.

Adduct : Eklenme ürünü. Eklenti. Yaklaştırmak. Boya bileşimi.