Felon türkçesi Felon nedir

Felon ile ilgili cümleler

English: Have you ever been convicted of a felony?
Turkish: Sen hiç bir suçtan mahkum edildin mi?

English: Throwing eggs is a felony if the damage done by the eggs exceeds 400$.
Turkish: Yumurta atmak yumurtalar tarafından yapılan hasar 400 doları aşarsa bir suçtur.

English: Ali is a felon.
Turkish: Ali bir suçlu.

English: Ali is a convicted felon.
Turkish: Ali hüküm giymiş bir suçlu.

English: Going to Boston was Tom's lifelong dream.
Turkish: Boston'a gitmek Tom'un hayat boyu rüyasıydı.

Felon ingilizcede ne demek, Felon nerede nasıl kullanılır?

Felonies : Cinayet. Suç.

Felonious : Suçla ilgili. Suçlu. Cani. Suça yönelik. Cürümle ilgili. Canice. Kasıtlı.

Felonious assault : Kasıtlı saldırı.

Feloniously : Canice. Suç oluşturan bir şekilde. Günahkar bir tarzda. Kriminal bir tarzda. Kötü bir şeklide.

Feloniousness : Kötülük. Suçluluk. Alçaklık. Cürümle ilgili olma durumu. Günahkarlık. Suça yönelik olma. Kasıtlı olma. Canilik. Suç.

Lifelong : Ömürboyu. Yaşam boyu. Müebbet. Hayat boyu. Ömür boyu. Yaşadığı sürece.

Feldspars : Feldispat. Feldispatlar.

Felo de se : İntahar eden kimse. İntihar eden kimse. İntahar etme eylemi.

 

Felons : Cani. Zalim. Suçlu. Dolama.

Fel : Fel. Safra.

İngilizce Felon Türkçe anlamı, Felon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Felon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor : Oğru. Dışarı çeken kas. Uzaklaştırıcı. Uzaklaştıran sinir. Abduktor. Abdüktör. Oğurlayan. Kaçıran kimse. Kaçıran kişi. Adam kaçıran.

Bloodying : Kana susamış. Kana bulanmış. Kör olasıca. Kan gibi. Lanet olası. Kanını akıtmak. Kanla kaplı. Kanlı. Kanatmak.

Lawbreaker : Kanun tanımayan kimse. Yasayı ihlal eden kimse. Kanunları ihlal eden kimse. Yasalara saygısız. Yasaya uymayan kimse. Kanuna itaat etmeyen.

Habitual criminal : Tekrar suç işleyen sabıkalı. Mükerrer hükümlü. Alışılmış suçlu. Sabıkalı. Sürekli suç faaliyetinde bulunarak kanuna karşı gelen kimse. Tekrar suç işleyen. İtiyadi suçlu.

Brutal : Yontulmamış. Yabani. Acımasız. Gaddar. Hayvanca. Kaba. Sert. Şiddetli. Nezaketsiz.

Run around : Oyalama. Oraya buraya koşturmak. Oraya buraya koşuşturmak. Baştan savma. Takılmak. Birlikte gezmek. Atlatma. Oradan oraya koşturmak.

Guiltiest : Kabahatli. Günahkar. Suçlu hisseden. Haksız.

Enormities : Alçaklık. Büyüklük. Muazzamlık. Kötülük. İğrençlik. Aşırı zalimlik. Habislik. Şer. İrilik.

Gaolbird : Hapishane gediklisi. Hapishane kuşu. Mahpus.

Culprit : Maznun. Hükümlü. Zanlı. Sanık. Fail.

Felon synonyms : strong armer, mafioso, law offender, fugitive from justice, gun moll, moon curser, gangster's moll, suborner, parolee, enormity, highbinder, pernicious, firebug, assassination, drug peddler, culpable, felony, atrocious, drug trafficker, bushranger, malign, scofflaw, maligning, peddler, kidnapper, accessory, butchered, felonious, drug dealer, extortioner, racketeer, raper, bravo.

 

Felon ingilizce tanımı, definition of Felon

Felon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Malicious. Traitorous. Cruel. Characteristic of a felon. Fierce. Malignant. A person who has committed a felony. Disloyal.