Felons türkçesi Felons nedir

Felons ingilizcede ne demek, Felons nerede nasıl kullanılır?

Felon : Cani. Suçlu. Zalim. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Mücrim. Habis. Dolama. Cinayet.

Felonies : Suç. Cinayet.

Felonious : Cani. Suça yönelik. Suçla ilgili. Kasıtlı. Suçlu. Canice. Cürümle ilgili.

Felonious assault : Kasıtlı saldırı.

Feloniously : Suç oluşturan bir şekilde. Günahkar bir tarzda. Canice. Kötü bir şeklide. Kriminal bir tarzda.

Lifelong : Yaşam boyu. Ömürboyu. Hayat boyu. Müebbet. Ömür boyu. Yaşadığı sürece.

Feldspars : Feldispat. Feldispatlar.

Felonry : Suçlular grubu. Mahkumlar. Bir hapishane veya cezaevinin suçlu popülasyonu.

Felonries : Bir hapishane veya cezaevinin suçlu popülasyonu. Suçlular grubu.

Treason felony : Hükümet rejimini değiştirme girişimi. Darbe girişimi.

İngilizce Felons Türkçe anlamı, Felons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Felons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Butcher : Berbat etmek. Kasaplık hayvan kesmek. Doğramak. Rezil etmek. Boğazlamak. Kesmek. Kasap. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Katletmek.

Windings : Sarma. Kavis. Döndürme. Dönemeç. Dolam. Bobin. Dolambaç. Dönme. Dolaşma.

Homicides : Adam öldürme. Cinayet masası ekibi. Cinayet. Katil.

 

Winding : Yılankavi. Döner. Güçlü bir çekimsel alan oluşturmak için elektrik iletkeninin bir yalıtkan üzerine sarılmasıyla oluşturulan düzen. Helezoni. Gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağlı olduğu çalgıda manyetik alan oluşmak yoluyla tel titreşiminin ses sinyaline dönüşmesini sağlamak için bakır gibi iletken bir telin bir mıknatıs çevresine birçok kez sarılması işi. Dolam. Dönemeç. Sarım. Dolambaçlı.

Bloodiest : Kan gibi. Kanatmak. Kanla kaplı. Kana bulanmış. Lanet olası. Kana susamış. Kanını akıtmak. Uğursuz. Kanlı.

Cutthroats : Amansız. Aydınlanmak. Kıran kırana. Kıyasıya. Acımasız. Tefeci. Katil. İnsafsız.

Culpable : Suçlanmayı hakeden. İhmalli. Kusurlu. Taksirli. Kusur oluşturan. Kusur. Kabahatli. Suçlu tutulabilir.

Be : Bulunmak. Durmak. Kalmak. -dır. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. -dı. Anlamına gelmek. Berylliumb (berilyum). Mal olmak. Var olmak.

Baseborn : Piç. Alçak. Piç (argo terim). Soysuz.

Criminal : Ceza. Kabahatli. Canice. Suça ait. Suç oluşturan. Çok kötü. Cinai. Cinayet. Sabıkalı. Müthiş.

Felons synonyms : apaches, barbaric, bloodies, atrocious, cutthroat, runaround, lawbreakers, barbarian, bloody, bushranger, accused, delinquent, culprit, bestial, bloodying, evil doer, liquidators, panaris, felonious, bravos, arbitrary, apache, barbarians, blameful, actor, arrestable, bloody minded, delinquents, barbarious, go, bravo, bravoing, felon.