Crimper türkçesi Crimper nedir

  • Önleyici.
  • Kıvırıcı.
  • Kıvıran kimse veya şey.
  • Kablo ucu sıkıştırma pensesi.
  • Kablo ucu pensesi.
  • Kablo sıkıştırıcı.

Crimper ingilizcede ne demek, Crimper nerede nasıl kullanılır?

Crimpers : Kıvıran kimse veya şey. Kablo ucu sıkıştırma pensesi. Önleyici. Kıvırıcı. Kablo sıkıştırıcı. Kablo ucu pensesi.

Crimped : Birlikte katlanmış. Büzgülü. Bukleli. Kıvrılmış.

Crimped fabric : Bürümcük.

Scrimped : Çırpıştırmak. Eksik. Yetersiz. Az. Fazla veya dar kesmek. Cimri. Cimrilik etmek. Az vermek. Aşırı tutumlu olmak. Kısmak.

Crimp effect : Krep efekti. Krep etkisi.

Put a crimp in : Köstek olmak.

Crimping : Katlamak. Zorla askere almak. Mıhlama. Engellemek. Kilitleme. Tufal kırma. Yarmak (et). Kıvırcıklaştırma. Kıvırmak. Sıkıştırma.

Scrimp : Az. Aşırı tutumlu olmak. Kısmak. Çırpıştırmak. Az vermek. Eksik. Cimri. Yetersiz. Cimrilik etmek. Fazla veya dar kesmek.

Crimping machine : Kıvırma makinesi. Kıvırcıklaştırma makinesi.

Crimple : Büzüşmek.

İngilizce Crimper Türkçe anlamı, Crimper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crimper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kidnaper : Çocuk hırsızı. Adam kaçıran kimse. Çocuk kaçıran. Adam kaçıran.

Crimp : Mani. Askere almak. Lüle lüle saç. Kıvrım. Zorla askere almak. Asker toplamak. Dalga. Kıvırmak. Dalgalandırmak. Durdurmak.

 

Hamperers : Engelleyici. Engel olan veya zorlaştıran kişi veya nesne.

Roller : Bobin. Silindir. Büyük dalga. Baskı silindiri. Oklava. Sarma çubuğu. Takla atan güvercin. Merdane. Sahile çarpan büyük dalga. Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, gökkuzgungiller (coraciidae) familyasından, türkiye'nin her tarafında yazın kuluçkaya yatan, açık ve ağaçlı yerlerde yaşayan, havada yakaladığı böceklerle beslenen, ayrıca fare, kertenkele ve kurbağa gibi canlıları da yiyen, yakaladığı büyük hayvanları önce gagası ile dallara ve yere çarparak öldüren göçmen bir tür. kuzgun, mavi kuzgun, yeşil karga.

Blocker : Tutucu. Engelleyici. Önleyen şey. Bloke edici. Blokör. Blok yapan oyuncu. Blok oyuncusu. Bloke eden şey. Sıkıcı.

Inhibitor : Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Engelleyici. Menetme. Durdurucu. İnhibitör. Tezgenin çalışmasını önleyerek, tepkime hızını azaltan katışkı. Bir faliyeti veya olayı kontrol eden veya önleyen madde, inhibitör. Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Geciktirici.

Curler : Lüleler oluşturmak için saça dolanan silindir şeklindeki küçük boru. Bukle yapıcı. Bigudi. Büken.

Inhibitory : Durdurucu. Menedici. Kısıtlayıcı. İnhibitör. Baskı altında tutulan. Yasaklayıcı. Engelleyici. Yasak edici. Enlelleyici.

Snatcher : Kapkaççı. Hırsız. Çocuk kaçıran (argo terim). Kapıp kaçan. Kapkaççılık yapan kimse. Adam kaçıran.

Crimper synonyms : mechanical device, crimpers, impedient, damper, bender, abductor, inhibiting, deterrent, inhibitive, disincentive, inhibitors, hair curler, kidnapper, blockers, hamperer, deterrents, benders.

Crimper ingilizce tanımı, definition of Crimper

Crimper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, crimps.