Crimped türkçesi Crimped nedir

Crimped ingilizcede ne demek, Crimped nerede nasıl kullanılır?

Crimped fabric : Bürümcük.

Scrimped : Az vermek. Cimrilik etmek. Cimri. Yetersiz. Çırpıştırmak. Eksik. Az. Kısmak. Aşırı tutumlu olmak. Fazla veya dar kesmek.

Crimper : Kablo ucu pensesi. Kablo sıkıştırıcı. Önleyici. Kıvırıcı. Kablo ucu sıkıştırma pensesi. Kıvıran kimse veya şey.

Crimpers : Kıvıran kimse veya şey. Kablo ucu pensesi. Önleyici. Kıvırıcı. Kablo ucu sıkıştırma pensesi. Kablo sıkıştırıcı.

Crimp effect : Krep etkisi. Krep efekti.

Scrimp : Yetersiz. Aşırı tutumlu olmak. Kısmak. Cimrilik etmek. Cimri. Fazla veya dar kesmek. Az vermek. Az. Çırpıştırmak. Eksik.

Put a crimp in : Köstek olmak.

Crimps : Durdurmak. Kıvırmak. Lüle lüle saç. Askere almak. Zorla askere almak. Kıvrım. Engel. Dalgalandırmak. Katlamak. Engellemek.

Crimp : Engellemek. Durdurmak. Kıvırmak. Mani. Kıvrım. Katlamak. Yapağı lifinin doğal dalgası. Engel. Dalga.

Crimping : Sıkıştırma. Askere almak. Presleme. Kenar kıvırma. Kıvırcıklaştırma. Durdurmak. Zorla askere almak. Kıvırmak. Yarmak (et). Kıvırcıklama.

İngilizce Crimped Türkçe anlamı, Crimped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crimped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bended : Bükülmüş. Eğilmiş.

Curled up : Bükmek. Kıvırmak. Kıvrılmak. Bükülmek.

Fraud : Dolandırıcı. Hilekar. Foya. Sahtekarlık. Hilebaz. Bir çıkar nedeniyle hayvanın kusurlarını gizlemek veya daha iyi nitelikte göstermek için yapılan işlemler. Düzenbaz. Hileci. Hile.

Forgery : Kalpazanlık. Sahte imza. İmza taklidi. Sahtekarlık. Sahtecilik. Düzmecilik. Bir şeyin sahtesini yapıp orijinal olduğunu ileri sürme. Belge üzerinde yapılan sahtekarlık. Tahrifat.

Attempt : Girişim. Girişimde bulunmak. Teşebbüs. Girişmek. Deneme. Çalışmak. Denemek. Kalkışmak. Kalkmak. Teşebbüs etmek.

Shirring : Makine dikişi ile büzgü. Büzmek. Büzgü yapmak. Lastik geçirmek.

Offense : Kırılma. İncitme. Bkz.offence. Tecavüz. Hücum. Kalbini kırma. Saldırı. Gücendirme. Gücenme. Cürüm.

Frizzled : Gevrekleşe kadar kızartılmış. Kıvrık. Dalgalı.

Infraction : Sözleşmeye aykırı davranma. Bozma. İhlal. Kuralları bozma. Suç. Bozma (kuralları). Nakız. Tecavüz. Çiğneme. Uymama.

Crimped synonyms : regulatory offense, tazir crime, regulatory offence, had crime, vice crime, statutory offense, cybercrime, victimless crime, statutory offence, evildoing, shirred, infringement, curlier, convoluting, violation, curly, barratry, twisted, war crime, thuggery, contorted, scrolled, curled, ruffled, offence, smocked, curliest, high treason, law breaking, misdemeanor, felony, hijack, attack.

Crimped zıt anlamlı kelimeler, Crimped kelime anlamı

Unready : Hazır olmayan. Çabuk davranmayan. Ağırkanlı. Hazırlıksız. Hazır değil.

Cool : Serinlik. Havalı (tip). Serin yer. Soğutmak. Serinleşmek. Serin. Soğukkanlılık. Soğumak. Sönmek (öfke veya arzu vb). Serinlemek.