Attempt türkçesi Attempt nedir

Attempt ile ilgili cümleler

English: Ali certainly made no attempt to stop the fight.
Turkish: Ali döğüşü durdurmak için kesinlikle hiçbir girişimde bulunmadı.

English: Ali didn't even attempt to kiss Mary.
Turkish: Ali bile Mary'yi öpme girişiminde bulunmadı.

English: Ali made no attempt to answer Mary's question.
Turkish: Ali Mary'nin sorusunu cevaplamak için hiçbir girişimde bulunmadı.

English: Ali made a frantic attempt to finish painting the fence before dark.
Turkish: Ali hava kararmadan önce çiti boyamayı bitirmek için çılgınca bir girişim yaptı.

English: Ali certainly made no attempt to help us.
Turkish: Ali kesinlikle bize yardım etmek için hiçbir girişimde bulunmadı.

Attempt ingilizcede ne demek, Attempt nerede nasıl kullanılır?

Attempt to murder : Öldürmeye teşebbüs etmek. Cinayet işlemeye teşebbüs etmek.

Error correction attempt failed : Hata düzeltme girişimi başarısız.

Made an attempt at : Teşebbüs etmek.

Make an attempt at : Teşebbüs etmek.

Abortive attempt : Başarılı olamamış çaba. Başarısız teşebbüs.

Attempted : Gayret edilen. Deneme. Çaba gösterilen. Denenen. Teşebbüs edilen.

 

Idle attempt : İstenen sonucu vermeyen girişim. Sonuçsuz girişim. Boş girişim. İşe yaramayan girişim.

Takeover attempt : Almaya yeltenmek.

Attempted the impossible : İmkansız olduğu düşünüleni yapmaya çalıştı. İmkansızı denedi.

Foiled the attempt : Çabası engellenmiş. Girişimi engellenmiş. Hakkı yenmiş.

İngilizce Attempt Türkçe anlamı, Attempt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attempt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Strive : Çabasında olmak. Gayret etmek. Çekişmek. Çabalamak. Uğraşmak. Didinmek. Mücadele etmek. Büyük çaba göstermek.

Essays : Denemeler.

Presume : Haddini aşmak. Kabul etmek. Addetmek. Haddini bilmemek. Varsaymak. Saymak. Tahmin etmek. Farz etmek. Cüret etmek.

Activity : Kimyasal gerilimi logaritmik olarak veren nicelik. İşleklik. Eylem. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Yapılan işler. Etkiniik. Faaliyet. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Kuvvet.

Embark on : Benimsemek. -a başlamak. Başlamak. -e girişmek. -mak için kolları sıvamak. -a girişmek.

Approached : Varmak. Ele almak. Benzemek. Yaklaşmak. Yaklaşım sergilemek. Başvurmak. Yaklaşma. Yanaşmak. Ulaşmak. Andırmak.

 

Beats : Açmak (yol). Dayak atmak. Çırpmak. Vurmak. Volta vurmak. Dövmek. Yenmek. Pataklamak. Çalmak (davul).

Effort : Uğraşma. Emek. Çaba harcama. Eser. Güç. Başarı. Çabalama.

Absente : Yitimli. Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası.

Attempt synonyms : squeeze play, pick up the gauntlet, power play, mug's game, put on the line, give it a whirl, conatus, make an attempt at, annulment, functions, presumes, grope, lay on the line, strain, assay, fist, enterprise, contribution, adventured, dared, bids, labor, strived, attacked, abstainer, function, dissertation, departs, endeavoring, aggravating circumstances, dissertations, adventures, approach.

Attempt zıt anlamlı kelimeler, Attempt kelime anlamı

Inactivity : Tesirsizlik. Hareketsizlik. Tembellik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Avarelik. Durgunluk.

Worst : En kötü şey. En kötü biçimde. Yün iplik. En kötü. En kötüsü. Yenmek. Alt etmek. En kötü şekilde. En fena.

Best : En. En iyisi. En iyi şekilde. Hakkından gelmek. Alt etmek. Baskın çıkmak. Geçmek. En çok. En iyi. Yenmek.

Attempt antonyms : refrain.

Attempt ingilizce tanımı, definition of Attempt

Attempt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to attempt to sing. An attack, or an effort to gain a point. To make trial or experiment of. A essay, trial, or endeavor. Esp. an unsuccessful, as contrasted with a successful, effort. With upon. To attempt a bold flight. To make an attempt. To try. To assay. An undertaking. To endeavor to do or perform (some action).