Curler türkçesi Curler nedir

  • Lüleler oluşturmak için saça dolanan silindir şeklindeki küçük boru.
  • Büken.
  • Bukle yapıcı.
  • Bigudi.

Curler ile ilgili cümleler

English: She curled her hair with curlers.
Turkish: Bigudilerle saçını kıvırcık yaptı.

Curler ingilizcede ne demek, Curler nerede nasıl kullanılır?

Hair curler : Saçı kıvırmak için üzerine dolandığı silindrik borudan oluşan mekanik alet. Saç maşası. Bigudi. Bukle yapmak için saçın dolandığı küçük silindrik boru. Buklelendirici. Saç bigudisi.

Curlers : Bukle yapıcı. Lüleler oluşturmak için saça dolanan silindir şeklindeki küçük boru. Büken. Bigudi.

Curled : Ondüle. Sarmal. Ondüleli. Bukleli. Lüle lüle. Kıvrık. Kıvrımlı. Bükülü. Kıvırcık.

Curled up : Bükülmek. Kıvrılmak. Bükmek. Bukleli. Kıvırmak.

Curlew : Çulluk. İowa eyaletinde şehir. Kervançulluğu. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çullukgiller (scolopacidae) familyasından, 70 cm kadar uzunlukta, avrupa, asya ve afrika'da yaşayan bir tür. Kervan çulluğu.

Stone curlew : Çayır balabanı. Kalın bacaklı kuş. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının kalın bacaklıgiller (oedicnemidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta, avrupa, kuzey afrika ve batı asya'da yaşayan bir tür. Kocagöz.

Uncurled : Açılmak (kangal). Açmak (kangal).

 

Be curled : Kıvrılmak.

Curl up : Bükülmek. Kıvrılmak. Bükmek. Kıvırmak.

Stone curlews : Kocagöz. Kalın bacaklıgiller. Kuşlar (aves) sınıfının, yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çamur koşarları (limicolae) alt takımından, gözleri çok büyük, gece faaliyet gösteren türleri olan bir familya. Çayır balabanı.

İngilizce Curler Türkçe anlamı, Curler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hair curler : Saç bigudisi. Bukle yapmak için saçın dolandığı küçük silindrik boru. Buklelendirici. Saçı kıvırmak için üzerine dolandığı silindrik borudan oluşan mekanik alet. Saç maşası.

Crimper : Kıvırıcı. Kablo ucu pensesi. Kablo ucu sıkıştırma pensesi. Önleyici. Kıvıran kimse veya şey. Kablo sıkıştırıcı.

Hairballs : Kedi veya başka bir hayvanın midesinden çıkarılan kıl kütlesi. Tuhaf olay. Saç yumağı. Tüy yumağı.

Flexors : Esnetici. Bükücü kas. Kasar kas. Fleksör. Fleksör kas. Bükülme hareketini yaptıran kas. Fleksor kas.

Warpers : Yün çözme tezgahı. Çözücü. Bükücü. Saptırıcı. Çözgücü. Bozan. Çözgü makinesi. Saptıran. Bozucu.

Distorters : Bozucu kimse. Yanlış takdim eden. Şeklini bozan. Deforme eden. Yanlış sunan. Yamultan. Düzenbaz. Tahrifçi. Bozan.

Flexor : Bükücü, eğici. Fleksor kas. Fleksor. Esnetici. Fleksör. Fleksör kas. Kasar kas. Bükülme hareketini yaptıran kas. Bükücü kas.

Warper : Çözgücü. Bükücü. Yün çözme tezgahı. Çözgü makinesi. Bozan. Çözücü. Saptıran. Bozucu. Saptırıcı.

Hairball : Tuhaf olay. Kedi veya başka bir hayvanın midesinden çıkarılan kıl kütlesi. Saç yumağı. Tüy yumağı.

Curler synonyms : mechanical device, hair ball, roller, distorter, curlers, rollers.

Curler ingilizce tanımı, definition of Curler

Curler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, curls.