Curled türkçesi Curled nedir

Curled ile ilgili cümleler

English: She curled her hair with curlers.
Turkish: Bigudilerle saçını kıvırcık yaptı.

English: The cat was curled up asleep.
Turkish: Kedi kıvrılmış uyuyordu.

English: The cat curled up in front of the fire.
Turkish: Kedi ateşin önünde kıvrıldı.

English: The cat fell asleep curled up in front of the fireplace.
Turkish: Kedi şöminenin önünde kıvrılmış yatıyordu.

Curled ingilizcede ne demek, Curled nerede nasıl kullanılır?

Curled up : Kıvrılmak. Bukleli. Kıvırmak. Bükülmek. Bükmek.

Be curled : Kıvrılmak.

Have curled : Kıvırcık yaptırmak.

Uncurled : Açmak (kangal). Açılmak (kangal).

Curler : Bigudi. Büken. Bukle yapıcı. Lüleler oluşturmak için saça dolanan silindir şeklindeki küçük boru.

Hair curler : Saç maşası. Saçı kıvırmak için üzerine dolandığı silindrik borudan oluşan mekanik alet. Bigudi. Saç bigudisi. Bukle yapmak için saçın dolandığı küçük silindrik boru. Buklelendirici.

Curl up : Kıvırmak. Bükmek. Bükülmek. Kıvrılmak.

Jheri curl : Islak permalı saç stili. Permalı “ıslak görünümlü” saç stili (çoğunlukla afro-amerikalılar arasında popüler olan).

Stone curlews : Kuşlar (aves) sınıfının, yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çamur koşarları (limicolae) alt takımından, gözleri çok büyük, gece faaliyet gösteren türleri olan bir familya. Çayır balabanı. Kalın bacaklıgiller. Kocagöz.

 

Curl field : Dolam alanı.

İngilizce Curled Türkçe anlamı, Curled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Curled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convoluting : Helisel. Bükülmüş. Dürülmüş. Durulmuş. Sarmak. Bobin. Kıvrılmış. Karışık. Sarılmış.

Helicoids : Helikoid. Burgu yüzeyi. Helezoni. Aylanş. Spiral şeklinde olan. Helezon biçiminde olan.

Helicoid : Aylanş. Aylanç. Helikoit. Burgu yüzeyi. Helezoni. Helikoid. Helezon biçiminde olan. Spiral şeklinde olan.

Curled up : Kıvrılmak. Bükmek. Bükülmek. Kıvırmak.

Corrugated : Katlı. Buruşmuş. Dalgalı (metal). Oluklu. Oluklu (saç veya karton vb). Dalgalı. Paralel girinti ve çıkıntıları olan. Koruge.

Crimpiest : Kıvır kıvır. Kıvrımları veya buruşukları olan. Soğuk (hava). Kıvrımlı şekli olan. Dalgalı. Kıvrımlarla dolu.

Coiled : Sarmak. Dolanmak. Sarılı. Sarılmak. Bukle yapmak. Sarılı (bobin). Kangal yapmak. Kangal halinde. Dolamak.

Crispiest : Kıtır kıtır. Gevrek. Körpe. Zinde. Taptaze ve sulu (meyve veya sebze). Çıtır çıtır. Canlandırıcı. Kırışık. Taze.

Curled synonyms : curly head, curls, crispy, corkscrew, curly, tressed, corrugation, curlier, gyrates, helix, cabriole, ear mark, waved, curvilinear, dog eared, curliest, crispier, frizzled, marcelled, carvings, contortion, gyrate, twisted, solenoid, flexed, locky, spun, convoluted, crinkly, crinkliest, crimped, crispate, carving.

 

Curled zıt anlamlı kelimeler, Curled kelime anlamı

Straight : Dosdoğru. Düz çizgi. Doğru. Kent. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Eşcinsel olmayan kimse. Düzgün. Düz hat. Düz (çizgi). Düz.

Curled ingilizce tanımı, definition of Curled

Curled kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, curled maple (maple having fibers which take a sinuous course). Wavy. Sinuous. Curly. Having curls.