Convoluting türkçesi Convoluting nedir

Convoluting ingilizcede ne demek, Convoluting nerede nasıl kullanılır?

Tubuli seminiferi convoluti : Tubuli seminiferi kontorti. Kıvrıntılı tohum borucukları.

Convolution : Sarılış. Dürülüş. Kat. Tomarlama. Konvolusyon. Evrişim. Biyoloji, ekonomi alanlarında kullanılır. Dürülme. Kıvrım. Katlama.

Convolution integral : Evrişim tümlevi.

Convolution of a bellows : Körük dilimi.

Convolutions : Dürülme. Sarılma. Konvolüsyonlar. Kıvrım.

Convoluted : Karmakarışık. Kıvrık. Anlaşılması güç. Sarmal. Sarılı. Dolambaçlı. Büklümlü. Çapraşık. Bükümlü. Karışık.

Convolutely : Kıvrılmış bir biçimde. Kıvrılmış bir şekilde. Sarmal olarak. Çapraşık ve karmakarışık bir şekilde.

Distal convoluted tubule : Böbrekte nefronun son kısmını oluşturan, henle ilmeği ile toplayıcı kanallar arasında kalan dalgalı kanal. Distal dalgalı kanal.

Deconvolution problem : Ters evrişim sorunu.

Convolutus : Konvolutus. Bir arada kıvrılmış, bir arada yuvarlanmış.

İngilizce Convoluting Türkçe anlamı, Convoluting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Convoluting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Vortex : Anafor. Burgaç. Merkez çevresinde dönme. Girdap. Döner su kütlesi. Girdap, su çevirisi. deney tüpündeki çözeltilerin karıştırılmasında kullanılan cihaz. Vorteks.

Whirl : Fırıl fırıl dönmek. Karışmak (kafa). Hızla geçmek. Keşmekeş. Fırıl fırıl döndürmek. Dönmek. Büyük bir hızla geçmek. Kafa karışıklığı. Fıldır fıldır dönmek. Dolamak.

Coil spring : Sarmal yay. Spiral yay. Helis yay. Dairesel yay. Yay. Helisel yay. Boru anahtarının iyi tutmasını sağlayan ve çerçeveyle anahtar kolu arasına konan helisel yay. Zemberek. Helezon yay.

Asstd : Türlü. Çeşitli. Değişik türlerden oluşan. Seçilmiş türlerden oluşan. Çeşidine göre ayarlanmış.

Batch : Bir defada alınan miktar. Yığın. Toplu iş. Komşu. Bir fırın ekmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boş film yapımında, aynı işlemden geçerek bir kezde gerçekleştirilmiş duyarkatlı yüzey. (aynı yapraktan çıkan boş filmler aynı duyarkat sayısıyla belirlenir). Yaprak. Küme.

Arcuate : Yay-şekilli. Arkuat. Eğri. Kavisli. Bükümlü.

Rollers : Bigudi. Makara. Merdaneler. Tekerlek. Kuşlar (aves) sınıfının, karinalılar (carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımından, gökkuzgungiller (coraciidae), arı kuşugiller (meropidae), yalıçapkınıgiller (alcedinidae), çavuş kuşugiller (upupidae), boynuzlu gagalıgiller (bucerotidae) familyalarını içine alan bir alt takım. Baskı silindiri. Kuşlar (aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (coraciiformes) takımının, gökkuzgunlar (coraciae) alt takımından, afrika, avustralya ve asya'da ormanlarda ve açıklıklarda yaşayan, gagaları düz, ucu hafif çengelli, burun delikleri çıplak, yan kuyruk tüyleri diğerlerinden biraz uzun olan bir familya. gökkuzgun (coracias garrulus) en iyi bilinen türüdür. Takla atan güvercin. Sarma çubuğu.

 

Bobbins : Izgaralar arasında bulunan ve askıları hareket ettiren makaralar. Makara. Izgara palangaları. Saçma. Saçmalık.

Curled : Ondüleli. Bükülü. Kıvrımlı. Kıvırcık. Bukleli. Lüle lüle. Kıvrık. Ondüle.

Helical : Spiral. Helezoni. Helis. Helis ya da spiral özelliğinde.

Convoluting synonyms : round shape, blended, bent, besets, helix, quill, anarchial, tortile, helicoids, quilled, bents, field coil, bobbin, circuitous, scrolled, corkscrew, beset, appeal, crimped, gnarliest, bandages, coil ignition, binds, bandaged, ruffled, adulterate, clads, antrorse, corkscrews, chequered, gyrates, reel, bandage.