Abrasives türkçesi Abrasives nedir

Abrasives ingilizcede ne demek, Abrasives nerede nasıl kullanılır?

Abrasive belt grinding : Aşındırıcı kayışta taşlama. Zımparalı kayışta taşlama.

Abrasive blast cleaning : Aşındırıcı püskürtümlü temizleme.

Abrasive cloth : Aşındırıcı kumaş. Bez zımpara. Zımpara bezi.

Abrasive paper : Zımpara kağıdı. Aşındırıcılı kağıt. Aşındırıcı kağıt.

Abrasive power : Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet.

Nonabrasive : Başka bir yüzeye sürüldüğünde aşınmayan. Aşındırıcı olmayan. Kaba olmayan. Tırmalamayan. Yıpratıcı olmayan.

Abrasive : Abrasif. Törpüleyici. Sinirlendirici. Aşındırıcı. Zımparalama malzemesi. Aşındırıcı madde. Rahatsız edici. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Yıpratıcı.

Abrasive wheel : Taşlama çarkı. Aşındırma çarkı.

 

Antiabrasive : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çizinti önleyici. Duyarkatın üstünü örterek çizintilere karşı koruyan jelatinimsi kat.

Abrasively : Yıpratıcı bir şekilde. Sinirlendirici bir şekilde. Abrasif halde. Kabaca. Sertçe. Aşındırıcı bir şekilde. Aşındırarak.

İngilizce Abrasives Türkçe anlamı, Abrasives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abrasives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disagreeable : Nahoş. Yaman. Huysuz. Tatsız. Rahatsız edici. Can sıkıcı. Hoşa gitmeyen. Ters. Hoş olmayan. Aksi.

Corundum : Korundum. Alümina. Korund. Korendon. Alüminyum oksit. Mineral. (aı2o3; metalimsi olmayan camsı parıltı, renksiz, gri, mavi, kırmızı; çizgi ak; sertlik 9, özgül ağırlık 3.9-4.1; hekzagonal. zımpara taşının temel mineralidir ve sertliği dolayısıyle metal endüstride bileyici olarak kullanılır. mavisi: gök yakut, kırmızısı: lal yakut adlı süs taşıdır.). Korindon. Elmastan sonraki en sert mineral.

Abradant : Sürtünmeye yol açan bir madde ile ilgili. Aşındırıcı. Aşındırma özelliğine sahip. Aşındırma özelliğine sahip bir malzeme ile alakalı.

Stuff : Kağıt hamuru. Öz. Hammadde. Saçmalık. Eşya. Tahnit etmek. Şey. Hamur. Tıkınmak. Uyuşturucu.

Wire wool : Tel yumak. Tel atkı. Bulaşık teli.

Corundums : Korundum. Korund. Elmastan sonraki en sert mineral. Alüminyum oksit. Dişçilikle kullanılan alüminyum oksid. Korindon. Alümina.

Corrosives : Aşındırıcılar.

Corrosive matter : Korozif madde. Yiyici özdek.

Harsh : Göz kamaştırıcı. Sert. Kırıcı. Kulakları tırmalayan. Ağır. Acımasız. Kaba. Acı. (söz) acı. Dağlı.

 

Steel wool : Bulaşık teli. Çelikpamuğu. Çelik yünü. Çelik talaşı. Çelik yün. Çelik tel yumağı.

Abrasives synonyms : abrasive material, emery cloth, material, abrasive, glass cloth, corrosive, sandpaper, carborundum, emeries, corrodent, emery paper, sandpapers, emery.

Abrasives zıt anlamlı kelimeler, Abrasives kelime anlamı

Agreeable : Anlaşmaya hazır. Tatlı. Razı. Kabul edilebilir. Makbul. Uygun. Uysal. Hazır. Hemfikir. Mutabık.

Smooth : Yumuşak. Kolay. Düz. Hoş. Sistirelemek. Mükemmel. Sakin. Düzgün. Tatlı.