Zımpara nedir, Zımpara ne demek
Zımpara; bir jeoloji terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.
Bilimsel terim anlamı:
Korendon ve demir oksit karışımı.
İngilizce'de Zımpara ne demek? Zımpara ingilizcesi nedir?:
emery
Zımpara kısaca anlamı, tanımı:
Zımpara kağıdı : Maden, tahta ve daha başka şeylerin yüzünü aşındırıp düzeltmeye ve parlatmaya yarar, üstüne zımpara tozu yapıştırılmış kalınca kâğıt.
Zımpara taşı : Yüzeylerinden biri üzerinde çalışılan ve düzlemsel yüzeyleri düzeltmede kullanılan taşlama taşı.
Zımpara tozu : Taş kesme çarklarının üzerine yapıştırılan maden tozu.
Bant zımpara : Çekmeye dayanıklı, uzun kâğıt veya bezden üretilmiş, genellikle zımparalama makinelerinde kullanılan aşındırma gereci.
Disk zımpara : Mermer ve metal maddeleri kesmeye veya temizleyip parlatmaya yarayan alet.
Zımparalanma : Zımparalanmak işi.
Sert : Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Güçlü kuvvetli. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Gönül kırıcı, katı, ters. Titizlikle uygulanan, sıkı. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı.
Alümin : Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit (Al2O3).
Billur : Bu maddeden yapılmış. Kesme cam, kristal. Koç yumurtası. Duru, temiz ve akıcı. Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim.
Doğal : Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Doğada olan, doğada bulunan. Yapmacık olmayan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.
Zımpara takozu : Zımpara kâğıdının işe düzgün sürülebilmesi için üzerine sarıldığı yumuşak ağaç takoz.
Zımparalama : Zımparalamak işi.
Zımparalama yağı : Doğal haldeki ya da vernikli ağacı zımparalamada kullanılan yağ.
Zımparalamak : Zımpara kâğıdı sürerek bir şeyin yüzeyindeki pürüzleri yok etmek.
Zımparalanmak : Zımparalama işi yapılmak.
Zımparamsı : Zımparayı andıran, zımparaya benzeyen, zımpara gibi.
Diğer dillerde Zımpara anlamı nedir?
İngilizce'de Zımpara ne demek? : n. carborundum, emery, glass cloth, rubber, sandpaper
Fransızca'da Zımpara : émeri [le], abrasif [le]
Almanca'da Zımpara : n. Schmirgel
Rusça'da Zımpara : n. наждак (M), шкурка (F)


Bu kısımda Zımpara nedir? Zımpara ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zımpara tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zımpara hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.