Ack türkçesi Ack nedir

  • Karşılayan modemden gönderici modeme iletilen ve veri paketinin tam ve hatasız olarak alındığını gösteren karakter veya mesaj (bilgisayar, telekomünikasyon).
  • Acknowledgement (kabul).

Ack ile ilgili cümleler

English: Ali acknowledged his mistake.
Turkish: Ali hatasını kabul etti.

English: Ali acknowledged making a mistake.
Turkish: Ali hata yaptığını kabul etti.

English: Ali acknowledged having made a mistake.
Turkish: Ali bir hata yaptığını kabul etti.

English: Ali acknowledged that he was hoping to become the new class president.
Turkish: Ali yeni sınıf başkanı olmayı umduğunu itiraf etti.

English: Ali acknowledged that what he said earlier was not true.
Turkish: Ali daha önce söylediğinin doğru olmadığını kabul etti.

Ack ingilizcede ne demek, Ack nerede nasıl kullanılır?

Ack ack : Uçaksavar topu. Uçaksavar ateşi. Uçaksavar.

Ack ack emma : Uçak makinisti.

Ack ack gun : Uçaksavar.

Ack emma : Öğleden önce.

Ackee : Tropikal batı afrika'ya özgü olan daima yeşil kalan ağaç (karayib bölgesi, florida ve hawaii'de yetişen). Hiç solmayan batı afrikaya özgü bir bitki. Zehirli tohumları olan ve sadece olgun olduğunda yenilebilen ake ağcının armut şeklinde olan kırmızı meyvesi (olgun olmadığı ve fazla olgun olduğu zaman zehirlidir). Ake.

 

Acknowledge character : Alındı karakteri. Alındı damgası.

Ackermann steering : Ackcrmaım direksiyonu. Dörtgen salıncak. Ackermann direksiyonu. Ackermann direksiyon sistemi.

Acknowledge a debt : Borcu kabullenme. Bir borcu ödeyeceğini ya da bir borcun kendisinin olduğunu bildirme.

Acknowledge : Aldığını bildirmek. Onaylamak. Kabullenmek. Alındılamak. Tanımak. Teslim etmek. Bildirmek (bir şeyin alındığını veya farkedildiğini). Alındığını bildirmek. Kabul etmek.

Ackemma : Uçak teknisyeni.

İngilizce Ack Türkçe anlamı, Ack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ack ack gun : Uçaksavar.

Flack : Pul. Eleştiri. Tanıtım elemanı. Uçaksavar. Basın sözcülüğü yapmak. Basın danışmanı. Küfür. Uçaksavar ateşi. Bir örtünün ilerleme sırasında kırılmasıyle, temelindeki oluşukların örtüdeki daha genç katmanların üstüne gelmiş dilimleri. (kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar.).

Antiaircraft : Uçaksavar. Uçaksavar topu.

Predictor : Öngörücü. Öngördürücü. Yordayıcı. Kahin. Uçaksavar atış noktasını belirleyen alet. Prediktör. Tahmin unsuru. Kestirici. Öngösterge.

Antiaircraft gun : Uçaksavar topu. Uçaksavar.

Ack ack : Uçaksavar topu. Uçaksavar. Uçaksavar ateşi.

Flak : Hava savunma ateşi. Uçaksavar ateşi. Uçaksavar. Şikayet. Fırça çekme. Sert eleştiri.

Gun : Tabanca. Tüfek. Ateşli silah. Birdenbire tam gaz çalıştırmak. Motoru birdenbire tam gazla çalıştırmak. Top. Arabayı birdenbire tam gaz sürmek. Tam gaz vermek (otomobil). Gazlamak. Avlamak.

Pom pom : Ponpon. Ufak seri ateşli top (den.).

Ack synonyms : bofors gun.