Adaptivity türkçesi Adaptivity nedir

Adaptivity ingilizcede ne demek, Adaptivity nerede nasıl kullanılır?

Adaptive : Uyarlanır. Uyarlanabilir. Uyabilen. Uyar. Uydurulabilir. Uyarlamalı. Uyumsal.

Adaptive behavior : Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Adaptif davranış. Uyumlayıcı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış.

Adaptive cluster sampling : Uyarlamalı öbek örneklemesi.

Adaptive colour shift : Uymada renk çarpıklaşması. Çevre renklerinin etkisiyle, renk algılamasindaki değişme. bk. renk sapması. Renk kayması.

Adaptive control system : Planlanan dönemde, pazarlama hedeflerinin yanısıra, bu hedefleri gerçekleştirmedeki başarımın denetlenmesine olanak veren pazarlama denetim sistemi. Uyarlamalı denetim sistemi.

Adaptive immunity : Kazanılmış bağışıklık. Edinsel bağışıklık. Uyarlayıcı bağışıklık. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Belirli hastalık etkenlerine karşı özellikle b ve t lenfositleri tarafından sağlanan ve hatırlanma özelliğine sahip korunma mekanizması.

Adaptive estimator : Uyarlamalı tahminci.

Adaptive expectations hypothesis : Uyarlanabilir beklentiler önsavı. Uyarlanabilir beklentilerle hareket eden iktisadi karar birimlerinin, iktisat politikalarındaki değişikliklere ilişkin öngörülerini, bir önceki dönemdeki uygulamaların sonuçları ve hata paylarını dikkate alarak düzelttikleri ve özellikle ekonomideki enflasyon oranının bir önceki yılın enflasyon oranından etkileneceğini ileri süren ve ilk kez ırving fisher tarafından kullanılan önsav. krş. ussal beklentiler önsavı, rassal yürüyüş önsavı.

 

Adaptive filter : Uyarlanır süzgeç.

Adaptive estimation : Uyarlamalı tahmin.

İngilizce Adaptivity Türkçe anlamı, Adaptivity eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adaptivity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adaptability : Adapte olabilirlik. Uyarlanırlık. Uyum yeteneği. Uyumluluk. İntibak kabiliyeti. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü. Uysallık. Uyma yeteneği. Uyarlama yeteneği.

Enslavement : Kölelik. Esaret. Köleleştirme. Körü körüne bağlılık.

Immurement : Hapsedilme. Duvarlarla çevrilme. Hapis. Duvarlarla çevirerek hapsetme. Kapatılma. Duvarlarla çevrelenme. Çevrilme.

Subjugation : Bir yeri kontrol altına alma. Zaptetme. Zapt etme. Fetih. Boyun eğdirme. Tabi kılma.

Internment : Mahkeme kararı olmaksızın alıkoyulma. Gözaltına alınma. Hapsetme. Enterne işlemi. Enterne kampı. Ayırma. Göz hapsi. Gözaltına alma. Kapama.

Sophistication : Kaşarlık. Hayat hakkında çok şey bilme. Bilmişlik. Pişkinlik. Karmaşıklık. Sunilik. Yapmacıklık. Kapsamlılık. İnce davranış. İlerilik.

Versatility : Elinden her iş gelme. Değişkenlik. Beceriklilik. Döneklik.

 

Subjection : Kontrolü altına alma. Uyrukluk. Hükmü altına alma. İtaat. Bağımlılık. Tabi kılma. Boyun eğme. Bir baskın öğe, durum ya da koşula bağlı olarak bir alt konumda bulunma ya da bir alt düzeyi oluşturma durumu, bk. baskınlık. Buyruğu altına alma. Özgürlükten yoksunluk.

Confinement : Sınır koyma. Plazma tutulması. Tutukluluk. Kapatılma. Hapsetme. Hapsedilme. Kapanış. Sınırlandırma. Bağlı kalma (eve veya yatağa).

Adoptability : Uyarlanabilme veya kabul edilebilir. Benimsenebilir veya evlenilebilir (kişi, fikir, amaç, vs.).

Adaptivity synonyms : versatileness, durance, adoptabilities, life imprisonment, adaptiveness, incarceration, imprisonment.