Addressees türkçesi Addressees nedir

  • Hitap edilen.
  • Adresine mektup gönderilen kişi.
  • Alıcı makam.
  • Adına gönderilen.
  • Mektup gönderilen kişi.
  • Alıcı.
  • Kendisine kargo gönderilen kimse.
  • Adres sahibi.
  • Gönderilen kişi.

Addressees ingilizcede ne demek, Addressees nerede nasıl kullanılır?

For the addressee only : Sadece yazılı olan alıcı tarafından alınması kastedilen (mektubun, paketin, vb.). Sadece ismi yazılı alıcı için.

Name of addressee : Postanın gönderildiği kişinin ismi. Alıcı adı.

Addressee : Alıcı. Mektup gönderilen kişi. Gönderilen kişi. Adresine mektup gönderilen kişi. Alıcı makam. Hitap edilen. Adres sahibi. Adına gönderilen. Kendisine kargo gönderilen kimse.

Addressed : Adreslenmiş. Adresli. Adresi yazılmış (mektupta, pakette, vs. gibi).

Addressed bill : Oturum yerli ödek. Üçüncü kişinin ve ilgilisinin aynı kentte oturmaları nedeniyle ödemenin de o yerde yapılmasını koşullayan ödek. İkametgahlı poliçe. Ödegin üçüncü kişinin oturum yerinde ödenmesi koşulu konulduğunda üçüncü kişinin oturma yeri ile ilgilisi oturum yerinin aynı kentte olması. Adresli ödek. Adresli poliçe.

Misaddressed : Yanlış adres yazmak. Yanlış hitap etmek. Adresi yanlış yazmak.

Self addressed envelope : Kendi adresine gönderilmiş mektup. Alıcı adresi üzerine yazılmış mektup.

 

Headdresses : Sarık veya başörtüsü. Baş için örtü veya süs. Saç süsü. Başlık. Başörtü. Başörtüsü. Baş süsü. Başa veya saça takılan süs.

Content addressed storage : İçerik adresli bellek.

Self addressed stamped envelop : Posta pulu eklenmiş göndericinin adresini taşıyan mektup. Sase.

İngilizce Addressees Türkçe anlamı, Addressees eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Addressees ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acceptant : Kabul etme. Almak. Kabul. Kabul eden.

Recipient : Resipient. Gönderileni alacak olan. Duyarlı. Alan. Hassas. Tebellüğ eden. Kendisine kan verilen birey. embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient. Teslim alan.

Acceptors : Kabul eden. Akseptör.

Self addressed : Kendine gönderilmiş. Gönderene geri gönderilen. Kendi adresine gönderilmiş.

Camera : Fotoğraf aygıtı. Fotograf makinesi. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Mahrem. Gizli. Oda, kamara. Hakimin odası. Kamera. Hakimin özel odası.

Consignee : Mal gönderilen kimse. Koruyumcu. Mürselünileyh. Sevkıyat yapılan kimse. Malın gönderildiği kimse. Kendisine mal gönderilen kimse. Emanetçi. Kendisine mal gönderilen. Bir malı saklamak için teslim alan kişi. Bir malın korunmasını ücret karşılığı üzerine alan kişi.

Acceptor : Ödeği kabul eden kişi. Poliçede ödemeyi kabul eden kişi. Muhatap. İlaç molekülleriyle dönüşümlü olarak bağlandıkları halde herhangi bir etkiye neden olmayan almaç benzeri büyük moleküllü yapılara verilen ad. Poliçeyi kabul eden. Akseptör. Kabul eden kişi. Onaylayan kimse. Ödekte yazılı parayı ödemeği kabul ettiği anlamına gelmek üzere ödeği imzalayan kişi.

 

Accepter : Akseptör. Kabul eden. Muhatap.

Clients : Hasta. Bağımlı ülke. Müşteri. Hizmetten yararlananlar. Müşteriler. Müvekkil.

Addressees synonyms : addressee, accepters, adressee, consignees, receiver, buyer, cinema camera, buyers, client.

Addressees zıt anlamlı kelimeler, Addressees kelime anlamı

Unaddressed : Adresi olmayan. Değinilmemiş. Adressiz.