Recipient türkçesi Recipient nedir
- Teslim alan.
- Resipient.
- Kendisine kan verilen birey. embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi, resipient.
- Hassas.
- Alacak olan kimse.
- Tebellüğ eden.
- Gönderileni alacak olan.
- Alıcı.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Duyarlı.
- Alan.
- Alan kimse.
Recipient ile ilgili cümleler
English: What a strange message! There is no sender and no recipients either.
Turkish: Ne garip bir mesaj! Herhangi bir gönderen veya alıcı da yok.
Recipient ingilizcede ne demek, Recipient nerede nasıl kullanılır?
Recipient fax number : Alıcının faks numarası.
Recipient list : Alıcı listesi.
Recipient name : Alıcının adı. Teslim adı. Alıcı adı.
Enable per recipient options : Alıcı seçeneklerini devreye sok.
Resolved recipient details : Bulunan alıcı ayrıntıları.
Unknown recipient : Bilinmeyen alıcı.
Universal recipient : Genel alıcı. A, b, o ve ab kan grubundan kan alabilen ab kan grubuna sahip insanlar. Herkesten kan alabilen kişi.
Select recipients : Alıcıları seç.
Mail recipient : Posta alıcısına. Posta alıcısı.
Alternate recipient : Diğer alıcı.
İngilizce Recipient Türkçe anlamı, Recipient eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Recipient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sendee : Birşeyler gönderilmiş kimse.
Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.
A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
Alienee : Ferağ edilen. Hak sahibi. Devredilen kimse. Temlik işlemi lehdarı. Mülk devralan. Devir işlemi lehdarı. Devir işlemi lehtarı. Kendisine mal devredilen kimse (hukuk terimi). Kendisine bir mal temlik olunan kimse.
Compartment : Göz. Bölüntü. Bölge. Kompartıman. Kompartman. Kısım. Hücre. Bölüm. Bölme.
Impressible : Aşırı duygusal. Kolay etkilenen.
Airfields : Pist. İniş pisti. Uçak pisti. Hava alanı. Havaalanı. Hava meydanı.
Mandatary : Bir ülkeyi manda esasına göre yönetmesi için uluslar birliğince (cemiyet-i akvam) görevlendirilen (devlet). osmanlılarda, tersanede kıçtan kara yatan gemilerin bakımı ile yükümlü koruyucu, tersane görevlisi. Kendisine yetki veya vekalet verilen. Mandater. Manda uygulayan devlet. Mandacı.
Exquisite : İnce bir güzelliğe sahip. Nefis. Muhteşem. Kibar. Aşırı. Nazik. Seçkin. Zarif. Keskin.
Arena : Arena. Sahne. Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. Mücadele alanı. Saha. Meydan. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Eski roma açıkhava gösterisine özgü geniş yer (elips biçimi). seyirciler ortasında bir oyun yeri.
Recipient synonyms : participant role, recipient role, semantic role, accurate, compass, fairest, consignee, accepters, receiver, fairer, addressees, dependant, critical, climacteric, liable, consignees, borrower, abaxial, mandatory, brittle, protege, capable, transferee, a amplitude mod, acceptor, recipients, building site, client, exorable, area, mindful, acceptant, assignee.
Recipient zıt anlamlı kelimeler, Recipient kelime anlamı
Lender : Mukriz. Faizle borç para veren. Kredi açan. Ödünççü. Ödünç veren. Borç para veren kişi. İkraz eden. Borç veren kimse. Banka.
Recipient ingilizce tanımı, definition of Recipient
Recipient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One to whom, or that to which, anything is given or communicated. Specifically, the receiver of a still. Receiving. Receptive. A receiver. The person or thing that receives.

Bu kısımda Recipient kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Recipient ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Recipient anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Recipient ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.