Adjectively türkçesi Adjectively nedir

  • Sıfat halinde.
  • Sıfat gibi.

Adjectively ingilizcede ne demek, Adjectively nerede nasıl kullanılır?

Adjective law : Şekil hukuku. Şekli hukuk. Usul hukuku.

Attributive adjective : Niteleme sıfatı. Bir koşaç fiilinden sonra değil ama bir isimden önce kullanılan sıfat (gramer).

Compound adjective : Bileşik sıfat. Birleşik sıfat. Birden çok kelimenin kendi anlamlarını koruyarak veya değiştirerek tek bir anlam oluşturacak biçimde bir araya gelmesiyle oluşan sıfat: boşboğaz (kadın), ağırbaşlı (davranış), kalın kafalı (koca), tezcanlı (adam), birtakım (işler), birçok (kimse), cingöz (çocuk), başıboş (hayvan) eli açık (kimse), beyaz tenli (kız), güler yüzlü (genç), cana yakın (çocuk) vb. (gramer) iki bölümden oluşan ve genellikle tire ile yazılan sıfat (örneğin : never-ending, worn-out). Sıfat tamlaması.

Demonstrative adjective : İşaret sıfatı. İşaret sıfatları. Somut ve soyut varlıklarla türlü nesne ve kavramları yer, zaman ve tasavvurda uzaklığına göre işaret ederek belirten, sıfatlar: bu, şu, o: bu zevahir alemindeki her fiilimiz o ulvi sarhoşluğu bozmadan başka bir şeye yaramadı (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 15). şimdi bu geceler üstünden boğaz'ın çabuk akan suları kadar çok zamanlar geçti (a. ş. hisar, boğaziçi mehtapları, s. 226). bari, şu hastalık olmasaydı (a. h. tanpınar, huzur, s. 18). bu ümidin ne kadar zayıf olduğunu size bir kelime ile söyliyeyim (a. h. tanpınar, göst.e. s. 337). bu şiirler, bizim gençliğimizin lezzeti ve zerafeti olmuştu. o zaman haşim'in musikisine denilebilir ki, kimse erişememişti (a. ş. hisar, ahmet haşim-yahya kemal'e veda, s. 118). şu memlekette bilhassa "benimdir"in manasını yeniden öğretmeye lüzum vardı (a. n. asya ayın aynasında, s. 10). bu kan kokusu, bu vuruş kırış, bu öç, bu zulüm nedir, deme (s. ayverdi, yusufcuk, s. 120) vb. bk. sıfat. Gösterme sıfatı.

 

Determinative adjective : Adları işaret, soru, belirsizlik ve sayı bakımından belirten sıfat: bu yaz, şu ağaç, kaç gün, hangi çocuk, kaçar kişi, kaçıncı defa, bir akşam, bütün gün, kimi zaman, her yıl, üç çocuk, sekiz hafta, birinci dönem, birer portakal, ikişer elma, ikili anlaşma, yedili şamdan vb. Belirtme sıfatı.

Adjectives : Sıfatlar. Önad. Sıfat.

Ordinal numeral adjective : Varlıkların sırasını veya derecesini bildirmek üzere sayı adlarından +(ı)ncı/+(u)ncu ekiyle genişletilerek sıra kavramı bilriren sayılar: ikinci, altıncı, yedinci, onuncu, üçüncü vb. Sıra sayıları. Sıra sayı sıfatı.

Numeral adjective : Varlıkları, miktar, sıra, üleştirme, topluluk vb. bakımlardan belirten sıfatlar: üç gün, ikinci çocuk, üçer elma, ikili gruplar, üçlü anlaşma vb. aslında ikilik (dualite) gösteren ve genellikle göz (gö+z), diz, göğüs (<köküz), omuz, boynuz gibi organ adlarında rastlanan eski +(ı)z/+(u)z eki (c.brockelmann, ogm, §. 120), zamanla ve yakıştırma yoluyla ikiz (ikiz çocuk) vb. dışındaki sayılara da gelerek üçüz, dördüz, beşiz, üçüzlü, yedizli gibi çokluk ve topluluk sıfatlarını oluşturmuştur: beşiz kardeşler, yedizli şamdan, üçüzlü badem vb. ayrıca bk. topluluk sayı sıfatı. Sayı sıfatı.

 

Qualitative adjective : Niteleme sıfatı.

Qualificative adjective : Varlıkları durum, biçim, renk vb. bakımlardan niteleyen sıfat: sonra türk kumandanının daha toz konmamış olan yumuşak ve geniş koltuğuna yerleşti. (ö. seyfettin, beyaz lale, s. 150). uzun ve uzak gurbetlerde zannedildiğinden çok fazla kaybeder; ilk kazançlarının değeri düşer (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi: türk şiirinde büyük ürperme, s. 293). çöl gecesinin soğuk karanlığı içinde dizi dizi ampul ışıklarına doğru yaklaşıyoruz (f. r. atay, gezerek gördüklerim: dicle üstünde bağdat, s. 69). bu seste insanı küçük hesaplardan, hırslardan… ve dertlerden utandıran bir şeyler vardı (t. buğra, dönemeçte, s. 5). hasta evvela, muğlak ve meçhul, gizli ve karışık düşüncelerin baskısı altında kısılmız zekakısının hayreti bir şey anlatmak istiyor, fakat kendi de anlatamıyordu (p.safa, şimşek, s. 229). burada büyük millet asil ve mağdur çehresiyle bakıyor, ıslak gözleriyle yardım istiyor zannediyorum ve bu beni evvelkinden daha derin ürpermelerle sarsıyor, sarsıyor (r. n. güntekin, acımak, s. 48) vb. Niteleme sıfatı. Nitelik sıfatı.

Adjectively ingilizce tanımı, definition of Adjectively

Adjectively kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In the manner of an adjective. As, a word used adjectively.