Adventitial türkçesi Adventitial nedir

  • Dışzar.
  • Organ veya kan damarının dış kabuğu ile ilgili.

Adventitial ingilizcede ne demek, Adventitial nerede nasıl kullanılır?

Adventitial cell : Adventisya hücresi. Başlıca kılcal damarların etrafında bulunan bağ dokusundaki farklılaşmamış mezenşim hücrelerinin çeşitli görevleri yapmak üzere yeni farklılaşmaya başlamış tipleri. perisit.

Adventitial placentation : Karunküller ve kotilodonlar dışında kalan alanlarda da yavru zarlarının gelişmesi. geviş getirenlerde döl yatağı yangısı, travmatik olaylar veya doğuştan karunküllerin sayıca az olması gibi nedenlerden kaynaklanır. Adventisyal plasentasyon.

Adventitia : Organ, kan damarı veya diğer yapıların en dışını saran bağ doku tabakası. Adventisya. Organ veya kan damarının dış kabuğu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özefagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış kısmındaki bağ dokusu. Özofagusun, idrar kesesinin ve kan damarlarının dış bağ dokusu tabakası. Dış kabuk. Dış çeper.

Adventitious : Sonradan olan. Harici. Adventisyus. Tesadüfen. Adventif. Ayrık. Dağınık. Dıştan gelen. Şans eseri olan. Dışta bulunan, dıştan gelen, dıştan tamamlayan bölüm.

Adventitious root : Saçakkök. Lifli kök. Adventif kök. Ek kök. Dağınık kök.

 

Adventive embryo : Adventif embriyo. Döllenmiş yumurtadan başka kökenden gelen hücrelerden oluşan embriyo ile in vitro büyüyen ve vejetatif bitki kısımlarına ait hücrelerden türeyen embriyoya benzer yapılar. embriyoit.

Adventitiously : Sonradan. Umulmadık bir şekilde. Tesadüfi bir şekilde. Beklenmedik bir şekilde. Tesadüfi. Rastlantısal. Gelişigüzel.

Adventive cone : Ek koni. Parazitik koni. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. İlerleme konisi. İlerleme hunisi.

Adventist : İsa'nın tekrar dünyaya geleceğine inanan kişi.

Adventitiousness : Devam etmeyiş. Rastlantı eseri olma. Şekil değiştirme. Tesadüf. Kaza eseri olma.