Advertizer türkçesi Advertizer nedir

  • Reklamcı.
  • Resmi olarak ilan eden (ayrıca advertiser).
  • İşi reklamcılık olan kişi.
  • Tanıtımcı.
  • Reklam yapan.
  • Reklam yapan (genellikle mal veya hizmet satmak için).

Advertizer ingilizcede ne demek, Advertizer nerede nasıl kullanılır?

Advertize for : İlan vererek aramak.

Advertize : İlan etmek. Tanıtım yapmak. Duyurmak. Reklam yapmak. İlan vermek. Reklamını yapmak.

Advertized : Duyurmak. Reklam yapmak. Reklamını yapmak. İlan etmek. İlan vermek. Tanıtım yapmak.

Advertizement : İlan. İlgi çekmek için tasarlanmış olan resmi duyuru veya basılı bildiri. Dikkati bir yöne çekmek. Tanıtım. Reklam. Terfi ettirme (genellikle mal veya hizmet satmak için). Reklam yapmak. Resmi duyuru (ayrıca advertisement).

Advertizes : İlan vermek. Duyurmak. İlan etmek. Reklam yapmak. Tanıtım yapmak. Reklamını yapmak.

Advertizing : Reklamcılık. Tanıtım yapmak. Pazarlama ve tanıtım yapma eylemi veya aktivitesi. İlan etmek. İlan vermek. Resmi olarak ilan etme eylemi (ayrıca advertising). Reklam yapmak. Dikkati bir yöne çekmek (genellikle mal veya hizmet satmak için). Terfi ettirmek. Reklamını yapmak.

Advertise for : İlanla aramak. İlan vererek aramak. İlan yoluyla bulmaya çalışmak.

Advertisement : İlan. Bir filmin izleyicisini çoğaltmak amacıyla çeşitli yollardan (gazete tanıtısı, radyo tanıtısı, el tanıtısı, vb.) yararlanılarak yapılan duyurular. tv. televizyon yoluyla yapılan tanıtı; bu tanıtı için hazırlanmış izlence. El duyurusu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir tiyatro oyununu duyurmak için dağıtılan, oyun, yazar, oyuncular üzerinde bilgi veren küçük boy duyuru. Tanıtım. Reklam. Duyuru. Tanıtı.

 

Adverting : Zikretmek. Reklam. İma. İlan. Dokundurmak. Değinmek. Bahsetmek.

Advertised bidding : Açık arttırma. Müzayede.

İngilizce Advertizer Türkçe anlamı, Advertizer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advertizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advertisers : İlancı. Reklam yapımcısı. Reklamcılar.

Promoter : Düzenleyici. Menejer. Destekçi. Kurucu. Destekleyen kimse. Teşebbüs sahibi. Girişimci. Önayak olan kimse.

Publicists : Gazeteci. Politika yazarı. Siyaset yazarı.

Hucksters : İşportacı. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Seyyar satıcılık yapmak. Güvenilmez satıcı. Paragöz tip. Madrabaz. Tüccar. Boşboşçu. İşportacılık yapmak.

Publicity man : Tanıtı görevlisi. Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Plugger : Fulvar. Mağaza önünde durup içeriye müşteri çekmeye çalışan kimse. Tapalayan kişi. Tıkaç. Çığırtkan.

Touter : Çığırtkan. Yoğun biçimde reklam yapan kimse. Müşteri toplamak. Müşteri toplayıcı. Müşteri peşinde koşan kimse.

Tout : Karaborsacı. Çığırtkan. Müşteri toplayıcı. Müşteri toplamak. Övmek. Almaya ikna etmek. Müşteri çekmeye çalışmak. Yapışkan satıcı. Çığırtkanlık etmek. Karaborsacılık etmek.

 

Huckster : Boşboşçu. Seyyar satıcılık yapmak. Başlıca amacı para kazanmak olan kimse. Paragöz tip. İşportacılık yapmak. Reklamcı (küçümseme belirtir). Güvenilmez satıcı. Madrabaz. İşportacı. Tüccar.

Advertizer synonyms : publicizer, publiciser, admen, publicity agent, advertiser, booster, publicist, adman, advertising agent.