Alaşağı nedir, Alaşağı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bayburt barlarından olan Sıksaray oyununda söylenen bir söz.

Alaşağı ile ilgili Atasözü veya Deyim

alaşağı etmek : Karşı güreşçiyi kaldırıp yere vurmak.

Alaşağı anlamı, tanımı

Alaş : Siyahla beyaz karışık renk, siyahlı beyazlı. Sıcak su. Pis su. Büyük ve siyahlı beyazlı bostan köpeği. Yeşil başlı erkek ördek. Kula at. [Bakınız: ala]. İkiyüzlü, ara bozucu. Obur, çok yiyen. Köpekleri uyarmada kullanılan bir çağrı

Alaşa : Çok renkli, karışık renkli. Zayıf ve çelimsiz at. Ağzı ve burnu beyaz olan at. Beygir, erkek at, iğdiş olmıyan huysuz at. Semere alışmış hayvan. Her kuzuyu emziren koyun. Azgın köpek, boğa, at ve benzerleri. Leş. Kötü kadın, orospu, oynak, cilveli. Çok süslü, allı pullu. Herkesçe beğenilen, hoş görülen, yakışıklı kimse. İkiyüzlü, ara bozucu, yaltaklık eden. Alçak, engin, basık: Duvar da çok alasaymış. Çok aceleci, her işte acele eden. Yaramaz, hırçın, yaygaracı. [Bakınız: ala]. Bir çeşit deri hastalığı, çil. Başkalarının çıkarları için çalışan. Sert başlı, huysuz, haşarı (at).

Bayburt : Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Söylen : Evrende daha önce varolduğu sanılan canlı ve cansız, tüm çevresini ilgilendiren olayların kaynak, neden ve özelliklerini, çoğunlukla Tanrısal görünümler içinde açıklayan anlatı türü. bk. söylenbilim, doğa söyleni, yaşam söyleni, toplumsal söylen, karşılaştırmalı söylenbilim. karşılığı söylence, öykünce, öykü, öykülem. Tarih öncesi Tanrı, tanrıça, yarı Tanrı ve kahramanlara değgin serüvenler.

 

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Oyun : Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Kumar. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Hile, düzen, desise, entrika. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Söz : Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil. Bir işi yapacağını kesin olarak vadetme. Bir konuyu yazılı veya sözlü olarak açıklamaya yarayan kelime dizisi. Kesinlik kazanmayan haber, söylenti. Müzik parçalarının yazılı metni, güfte. Bir veya birkaç heceden oluşan ve anlamı olan ses birliği, kelime, sözcük.

Diğer dillerde Alaska malamutu anlamı nedir?

İngilizce'de Alaska malamutu ne demek ? : alaskan malamute