Allele türkçesi Allele nedir

  • Allel.
  • Alel.
  • Eş gen.
  • Türgen.
  • Her biri, bir karakterin farklı şekilde belirmesine sebep olan, tek bir gen lokusunun iki veya daha fazla sayıda olabilen alternatif şekilleri.
  • Gen çifti.
  • Kalıtsal değişimden sorumlu olan genin birkaç alternatif varyasyonlarından biri (genetik).
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Alele.

Allele ingilizcede ne demek, Allele nerede nasıl kullanılır?

Allele gene : Bir genin iki veya daha fazla alternatif formlarından biri. Alel gen.

Multiple allele : Çoklu allel. Farklı kromozomlarda yer alan ve aynı polipeptidin kodlanmasından sorumlu genler.

Null allele : Etkisiz alel. Fonksiyonel bir ürünü olmayan ve bu nedenle genellikle çekinik gibi davranan alel. nul alel.

Silent allele : Sessiz allel. Gözlemlenebilen bir ürünü olmayan allel.

Alleles : Kalıtsal değişimden sorumlu olan genin birkaç alternatif varyasyonlarından biri (genetik). Eş. Alel. Aleller.

Parallelepipedon : Koşutyüzlü.

Allelic : (genetik) alel ile ilgili (kalıtsal değişimden sorumlu olan birkaç genden biri). Allelik.

Pseudoalleles : Birbirine çok sıkı bağlanan ve tek bir gen gibi taşınmakla beraber krosingover çalışmaları ile birbirinden ayrılabildikleri belirlenen aleller. Yalancı aleller.

Parallelepiped : Koşutyüzlü. Paralelyüz. Koşutyüz. Paralelyüzlü. Koşut yüzlü. Paralel yüzlü.

 

Allelism : Alelizm. Kalıtsal değişimlere neden olan genler varlığı (genetik).

İngilizce Allele Türkçe anlamı, Allele eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Allele ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cistron : Sistron. Bir tek polipeptidi kotlayan genetik birim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir genin bildirilebilen en alt ünitesi.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Homozygote : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gen çiftlerinin tüm özellikleriyle birbirine benzemesinden dolayı sürekli kalıtsal özellikler taşıyan organizma (biyoloji terimi). Benzer gen. Kromozomlarında verilen bir alel çift veya seri bakımından aynı genleri taşıyan birey. homozigotlar, belli bir özellik bakımından sadece tek tip gamet meydana getirirler ve bu nedenle saf ırktırlar. Eşdölgöze. Belirli bir lokusta bir çift birbirinin aynı allele sahip olma durumu. Homozigot.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

Allelomorph : Allelmorf. Kalıtsal değişimden sorumlu olan birkaç genden biri (genetik). Bir alele özgü bir karakter. Alelomorf. Allelomorf.

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Mimoza. Akasya.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam.

Allele synonyms : recessive allele, dominant allele, gene pair, allel, dominant, a site, recessive, aardvark, factor, abambulacral area, a cell, abiotic factor, alleles, abductor muscle, aardwolf, a chromosome, a cells, abo blood groups system, abacus bodies, gene.