Alluviation türkçesi Alluviation nedir

  • Nehirle taşınma.
  • Lığ tortullarının toplanması.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Alüvyonlanma.
  • Alüvyonlarıma.
  • Lığlaşma.

Alluviation ingilizcede ne demek, Alluviation nerede nasıl kullanılır?

Alluvia : Akarsu tarafından tortulaşmış çakıl. Alüvyonlu. İnce kum veya başka aşınmış malzeme.

Alluvial : Lığlı. Alüvyal. Alüvyonlu. Alüvyonal.

Alluvial coast : Alüvyonlu sahil.

Alluvial cone : Birikinti konisi. Alüvyon konisi.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

Alluvial fan : Alüvyal yelpaze. Alüvyon yelpazesi. Alüviyal yelpaze. Alüvyon konisi. Birikinti yelpazesi.

Alluvial plain : Alüvyon düzlüğü. Alüviyal oval. Alüviyal ova. Birikinti ovası. Alüvyon ovası. Alüvyonel ova. Alüvyal düzlük. Alüvyonal ova.

Alluvial horizon : Lığlı kuşak. Alüvyal horizon. Toprağın üst kısımlarından çözeltileri ya da asıltı durumunda gelen maddeleri almış olan toprak katı.

Alluvial sand : Alüvyonal kum. Alüvyonel kum.

Alluvials : Alüvyal. Alüvyonal. Alüvyonlu. Lığlı.

İngilizce Alluviation Türkçe anlamı, Alluviation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alluviation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acid fumarole : Ekşit (asit) tüten. Asit tüten. 200°-800° c. sıcaklıkta, hcı, so2 nh2 cl, h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller. Asit fümarol.

Absolute age : Salt yaş. Kesin yaş. Mutlak yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı.

Adjacent rock : İçine magma ya da madde sokulmuş yan yana bulunan kayaç. Yantaş.

After shock : Artçı sarsıntı. Art sarsıntı. Artçı deprem (depremden sonra). İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen.

Deposit : Yanlar arasında yapılan tecim sözleşmesinin inancayla kesinleşmesi için çoğunlukla alıcısınca satıcısına yapılan ön ödeme. Güvende tutmak veya faiz geliri elde etmek amacıyla banka veya benzeri kuruluşlara yatırılan para. krş. vadeli mevduat, vadesiz mevduat. Para yatırmak. Ön ödeme. Çökel (çükelti). Depozito. (tortu) bırakmak. Sıvıların dibine oturan maddeler. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Çökel.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Load : Doldurmak. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Katmak. Yüklemek. Yüklenmek. Fotoğraf makinesine film koymak. Yükletmek. Silahı doldurmak. Çok yemek.

 

Geological phenomenon : Jeolojik olay.

Deposition : Bk. tortu, tortulaşma. Yazılı ifade. Akarsuların taşıdıkları çakıllarla karışık kum ve kil gibi özdekleri koyakların tabanlarına, kıyı ve dağ eteği ovalarına, sığ deniz ve göl çukurlarına yığmaları olayı. Çöküntü. Tortulaşma. Tanıklık. İfade. Yeminli ifade verme. Tortu. Tanıklık etme.

Alluviation synonyms : alcalic fumarole, absolute chronology, acrozone, abrasive power, abyss, aggregats, agricultural geology, abysal environment, adventive cone, lode, sedimentation, alkali rocks.