Lığlaşma nedir, Lığlaşma ne demek

Lığlaşma; Coğrafya, Jeoloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Akarsuların taşıdıkları çakıllarla karışık kum ve kil gibi özdekleri koyakların tabanlarına, kıyı ve dağ eteği ovalarına, sığ deniz ve göl çukurlarına yığmaları olayı.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Lığ tortullarının toplanması.

Lığlaşma anlamı, tanımı

Dağ eteği : Dağ yamacının alt bölümü

Toplanma : Toplanmak işi.

Çakıllar : Artvin kenti, Aşağıırmaklar bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Karabük şehri, Yenice ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Konya şehri, Halkapınar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Konya kenti, Reis bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Tabanlar : Manisa ili, Soma ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Karışık : Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

Tortul : Tortu niteliğinde olan. Tortullaşma sonucu oluşmuş.

Akarsu : Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

 

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

Koyak : Vadi. Karalarda akarsu aşındırmasıyla oluşmuş, bir yöne doğru eğimli, uzunluğuna çukurluk. Dağlar ve kayalıklarda oluşmuş doğal çukur.

Ovala : Yemli, yemsiz olta.

Yığma : Yığmak işi.

Tortu : Çökelti. Kalıntı. Bir şeyin bayağı, işe yaramaz duruma gelmiş olanı. Bir topluluğun soysuzlaşmış üyeleri.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

 

Çakıl : Çakıl taşı.

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Kıyı : Kara ile suyun birleştiği yer. Issız, tenha yer. Kenar, periferi. Sahil.

Koya : Bırak.

Diğer dillerde Lığlaşma anlamı nedir?

İngilizce'de Lığlaşma ne demek ? : deposition, alluviation