Almost all türkçesi Almost all nedir

  • Neredeyse tamamı.
  • Tamamına yakını.
  • Neredeyse hepsi.
  • Tamamına yakın.
  • Hemen hepsi.
  • Nerdeyse herkes.

Almost all ile ilgili cümleler

English: Ali did almost all of the work by himself.
Turkish: Ali neredeyse işin hepsini tek başına yaptı.

English: Ali has been in the pool almost all morning.
Turkish: Ali neredeyse bütün sabah havuzdaydı.

English: Ali talks about Mary almost all the time.
Turkish: Ali neredeyse her zaman Mary hakkında konuşur.

English: Ali lay awake almost all night thinking about Mary.
Turkish: Ali Mary'yi düşündüğü için neredeyse bütün gece gözüne uyku girmedi.

English: Ali and Mary played together almost all day.
Turkish: Ali ve Mary neredeyse bütün gün birlikte oynadı.

Almost all ingilizcede ne demek, Almost all nerede nasıl kullanılır?

Almost : Adeta. Az kalsın. Hemen hemen. Takriben. Yaklaşık olarak. Kıl payı. Neredeyse. Az kaldı. Az daha. Parmak kaldı.

All : Tümüyle. Tümünü. Alayı. Her iki taraf. Berabere. Katışıksız. Büsbütün. Hep. Tamamen. Her.

Almost burst with : Çok fazla -. Neredeyse coşmak. Aşırı derecedeydi. Çok feciydi.

Almost certain : Hemen hemen kesin. Neredeyse tamamen emin. Neredeyse şüphesiz.

Almost certainly : Hemen hemen kesinlikle.

Almost completely : Neredeyse tamamen.

İngilizce Almost all Türkçe anlamı, Almost all eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Almost all ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In good part : Gönül hoşluğuyla. Büyük bir bölümü veya kısmı. İyilikle. Tatlılıkla. İi bir ruh haliyle. Tercihen. Uygun bir şekilde. Çoğunlukla. Geniş ölçüde.