Ambivalency türkçesi Ambivalency nedir

  • Çelişik duyguları olma.
  • Kararsızlık.
  • Karşıt duyguların birlikte yaşanması.

Ambivalency ingilizcede ne demek, Ambivalency nerede nasıl kullanılır?

Ambivalence : İki değerlilik. Müphemlik. Duygu tezatlığı. Belirsizlik. Kurulu toplumsal dengenin bozulduğu dönemlerde bireylerin, yaşamın türlü alanlarına ilişkin tutumlarında birbirinden ayrı, birbirine karşıt değerler arasında bocalamaları durumu. Kararsızlık. Duygu çelişmesi. Karşıt duyguların birlikte yaşanması. Duygu karmaşası.

Ambivalent : Çelişik duygu taşıyan. Zıt duygu taşıyan. Kararsız. Duyguları çelişen. Karışık duygular besleyen. İkircikli. Değişken. Birbirine zıt hisleri olan. Çelişik duygular taşıyan. Karışık hisleri olan.

Ambivalently : Söz konusu bir şeye ilişkin olarak hem olumlu hem olumsuz duygularla olan. Değişken bir halde. Kararsız bir şekilde.

İngilizce Ambivalency Türkçe anlamı, Ambivalency eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ambivalency ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Equivocacies : İki veya daha fazla muhtemel anlamı olma durumu. Şüphe kaldırırlık. Şüphelilik. Kaçamaklılık olma. Müphem olma eğilimi (özellikle kandırma niyetiyle). Karar verilmemiş olma durumu. Belirsizlik. İki anlama gelebilirlik. İki anlamlı olma eğilimi.

 

Equivocacy : İki veya daha fazla muhtemel anlamı olma durumu. Tereddüt. Muğlaklık. Şüphe kaldırırlık. Belirsizlik. İki anlamlılık. Kuşkululuk. Karar verilmemiş olma durumu. Kaçamaklılık olma.

Feeling : Zan. Duygulu. Duyu. Duygusal. Bakış açısı. Duyarlık. Kanaat. Hassasiyet. Sezgi. Sanı.

Changeability : Değişkenlik. İstikrarsızlık. Değişebilirlik.

Demurral : İtiraz. Resmi itiraz. Karşı koyma. Tereddüt. Hukuki itiraz. Karşı gelme.

Fickleness : Orospuluk. Kelek. Döneklik.

Flightiness : Gelgeçlik. Uçarılık. Hoppalık. Düşüncesizlik. Hafiflik. Sorumsuzluk. Maymun iştahlılık.

Fluctuations : Oynama. Tereddüd. Dalgalanma. Değişip durma. Bocalama.

Conflict : Çekişmek. Bilgisayar, eğitim, tiyatro, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çatışma. Uyuşmamak. Aynı anda ortaya çıkan birbirine karşıt ya da eşit derecede çekici dilek ve isteklerin bireyde yarattığı ruhsal durum. birbirleriyle uyuşmayan dilek, istek ya da ereklerin yarışmasından ortaya çıkan üzücü ya da kıvanç vermekten uzak bilinç durumu. Olay dizisinin gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış çatışmalar. bir oyun kişisinin kendi içindeki bunalımı. Savaş. Görüş ve kanıların aykırılığından doğan karşıtlık. Tutmamak. Çatışmak.

Fluctuation : Değişim. Tereddüt. İnip çıkma. Değişme. Azalıp çoğalma. Fluktuasyon. Dalgalanma. Sendeleme. Bir değerin, ortalama değer çevresinde oynaması.

Ambivalency synonyms : equivocality, demurrals, dither, equivocalities, doubtfulness, ambivalence, dubiousness.