Aminate türkçesi Aminate nedir
- Bir bileşiğe amino asit eklemek.
Aminate ile ilgili cümleler
English: The city is contaminated with that black smoke produced by engines with wheels.
Turkish: Şehir arabalar tarafından üretilen siyah dumanla kirletilmiş.
English: Is there any chance that you have eaten any of the contaminated food?
Turkish: Kirlenmiş gıda yediğine dair bir ihtimal var mı?
English: It seems that the origin of the mutations is in the consumption of contaminated water.
Turkish: Mutasyonların kökeni kirletilmiş su tüketiminde gibi görünüyor.
English: The water Ali drank was contaminated.
Turkish: Ali içtiği su kirlenmiş.
English: Ali died because he had eaten some contaminated beef.
Turkish: Ali biraz bozulmuş sığır eti yediği için öldü.
Aminate ingilizcede ne demek, Aminate nerede nasıl kullanılır?
Be contaminated by : Bulaşmak.
Contaminate : Pisletmek. Lekelemek. Kirletmek. Kirletmek (mikrop veya zehir vb ile). Bozmak. Bulaşmak. Zehirlemek. Bulaştırmak.
Contaminated : Kirletilmiş. Kirli. Bozulmuş. Mülevves. Kirlenmiş. Pis. Bulaşmış. Üzerine bulaşmış. Mikroplu.
Contaminated disk : Virüslü disk. Vırüslü disk.
Contaminated solution : Bulaşık çözelti. Kontamine solüsyon. Pis çözelti.
Foraminated : Ufak delikli.
Deaminate : Bir bileşikten amino grubunu çıkarmak.
Incontaminate : Pislenmemiş. Bulaşmamış.
Decontaminates : Dekontamine etmek. Bulaşıcı maddelerden temizlemek. Arındırmak. Zararlı maddelerden arındırmak. Zararlı maddeyi temizlemek. Temizlemek. Zararlı kimyasal maddeden arıtmak.
Delaminated : Dizili. Tabakalara ayırmak. Tabakalar halinde dizilmiş.
İngilizce Aminate Türkçe anlamı, Aminate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aminate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outbalance : Yükte daha ağır çekmek. Ağır çekmek. Üstün gelmek. Geçmek. Daha ağır gelmek. Ağır basmak. Ağır gelmek.
Min : Dakika. Dk. Dak. En küçük. Dakikada bir. Enaz. Minimum. En az.
Prevail : Galip gelmek. Yenmek. Yürürlükte olmak. Geçerli olmak. Başarmak. Egemen olmak. Hüküm sürmek. Baskın çıkmak. Galebe çalmak. Yerine geçmek.
Override : Üst üste binmek (kırık kemik). Atı fazla binerek yormak. Geçersiz kılmak. Baskın gelmek. Ağır basmak. Atı yormak. At ile üzerinden geçmek. Çiğnemek. Daha önemli olmak. Hükümsüz kılmak.
S : Entropinin simgesi. Kükürt. Doğada serbest veya diğer bazı metallerle bileşik olarak bulunan bir element, sülfür. İngiliz alfabesinin on dokuzuncu harfi. S saniyenin simgesi. İngiliz alfabesinin 19'uncu harfi. Sülfürün simgesi.
Overbalance : Dengesini bozmak. Dengesini bozup düşürmek. Dengesini kaybetmek. Dengesini kaybedip düşmek. Dengeyi bozmak. Devirmek. Ağır basmak. Fazlalık. Ağır gelmek. Tartıda ağır gelmek.
Unit of time : Tekrar edilen gök olaylarına dayanılarak seçilen zaman aralığı: güneş günü, yıldız günü, ortalama gün gibi. Birim süre. Birim zaman. Zaman birimi.
Outweigh : -den daha ağır basmak. Daha ağır gelmek. Ağır gelmek. Ağır basmak. -den daha ağır gelmek. -den daha önemli olmak.
Time unit : Zaman birimi.
Hour : Zaman. Bir günün yirmi dörtte biri uzunluğundaki zaman aralığı. Vakit. Saat. Sögen.
Aminate synonyms : 60 minutes, reign, hr, preponderate, predominate, overarch, second, rule, sec.
Aminate zıt anlamlı kelimeler, Aminate kelime anlamı
Large : Kalabalık (aile). Geniş. Çok. İri. Bol. Koca. Büyük. Kocaman. Büyük (servet). Büyücek.
Big : Önemli. İri. Ünlü. Büyük. Popüler. Kocaman.

Bu kısımda Aminate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aminate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aminate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aminate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.