Prevail türkçesi Prevail nedir

  • Etkili olmak.
  • Yaygın olmak.
  • Galebe çalmak.
  • Geçerli olmak.
  • Baskın çıkmak.
  • Başarmak.
  • Kafalamak.
  • Egemen olmak.
  • Yerine geçmek.
  • Yürürlükte olmak.
  • Üstün gelmek.
  • Hüküm sürmek.
  • Galip gelmek.
  • Yenmek.

Prevail ile ilgili cümleler

English: I prevail on her to have a date with me.
Turkish: Onu benimle buluşmaya razı ettim.

English: A harmony prevailed among them.
Turkish: Aralarında bir uyum hüküm sürdü.

English: Green tints prevail in the upholstery.
Turkish: Döşemede yeşil tonlar hakimdi.

English: Justice will prevail in the end.
Turkish: Adalet sonunda galip gelecek.

English: Bad cold is prevailing throughout the country.
Turkish: Ülke genelinde soğuk hava hüküm sürüyor.

Prevail ingilizcede ne demek, Prevail nerede nasıl kullanılır?

Prevail on : İkna etmek. Kandırmak. Razı etmek. Gönlünü etmek.

Prevailed : Yenmek. Galip gelmek. Kafalamak. Üstün gelmek. Hüküm sürmek. Yürürlükte olmak. Etkili olmak. Baskın çıkmak. Yaygın olmak. Yerine geçmek.

Prevailing : Yerine geçme. Genel. Hakim. Galip. Geçerli. Üstün gelen. En çok tutulan. Yaygın. Cari. Egemen.

Prevailing conditions : Mevcut koşullar.

Prevails : Yerine geçmek. Hüküm sürmek. Yürürlükte olmak. Kafalamak. Galebe çalmak. Başarmak. Yaygın olmak. Galip gelmek. Yenmek. Etkili olmak.

 

Prevaricating : Gargaraya getirmek. Boğuntuya getirmek. Yalan söylemek. Lafı dolandırmak. Kaçamak cevaplar vermek. Kaçamaklı söz söylemek. Lafı kıvırmak. Kaçamak cevap vermek.

In prevailing opinion : Yaygın kanıya göre.

Prevaricated : Kaçamaklı söz söylemek. Yalan söylemek. Kaçamak cevaplar vermek. Kaçamak cevap vermek. Lafı dolandırmak. Gargaraya getirmek. Lafı kıvırmak. Boğuntuya getirmek.

Prevalence : Hakim olma. Prevalens. Prevalans. Yaygınlık. Bir hastalığın belli bir popülasyon içinde belli bir süre aralığında eski ve yeni olguların birlikte görülme oranı veya yaygınlığı. Hüküm sürme. Geçerli olma. Belli bir dönemde bir hastalık veya parazitin görünme sıklığı, bir asalak türüyle enfekte olan balıkların, toplam incelenmiş olan balıklara yüzde oranı, prevalens, prevalans. Cari olma.

Prevaricate : Kaçamaklı söz söylemek. Boğuntuya getirmek. Kaçamak cevaplar vermek. Lafı kıvırmak. Gargaraya getirmek. Kaçamak cevap vermek. Yalan söylemek. Lafı dolandırmak. Kaçamak yanıtlarla gerçeği gizlemeye çalışmak.

İngilizce Prevail Türkçe anlamı, Prevail eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prevail ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Command : Kontrol etmek. Komuta etmek. Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Hakimiyet. Hakim olmak. Emretmek. Layık olmak. Emir. Kontrol. Yönetim.

Have the advantage over someone : Üstün pozisyonda olmak. Başkasına göre avantajlı durumda olmak.

Possess : Haiz olmak. Hakim olmak. Tutmak. Etkisi altına almak. Sahip olmak. Elinde bulundurmak. Kurcalamak (zihin). Elinde bulunmak. Etkilemek.

 

Commanded : Emir vermek. Hükmetmek. Komuta etmek. Hakim olmak. Yönetmek. Kontrol etmek. Tepeden görmek. Telkin etmek. Emretmek.

Carry over : Nakletmek (hesap). Nakletmek. Ertelemek. Tehir etmek. Ayırma. Taşınma. Sonraki yıla nakletmek. Devretmek. Uzatmak. Nakli yekun.

Circumvent : Yan çizmek. Alt etmek. Tekerine çomak sokmak. Savmak. Önlemek. Yana kaçmak. -den kaçmak. Bozmak. Tuzağa düşürmek.

Govern : Zaptetmek. Yönetmek. Kontrol etmek. Yönlendirmek. Frenlemek. Mürebbiyelik yapmak. Etkilemek. Çevirmek. Almak (dilbilgisi terimi).

Be overcome : Sırtı yere gelmek. Alt olmak.

Achieving : Başararak. Temin. Elde etmek. Başarı. Erişmek. Ulaşmak. Meydana getirmek. Başarma. Gerçekleştirmek.

Con : İncelemek. Karşı. Aleyhte. Sahtekarlık yapmak. Kandırmak. Dümen kullanmak. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Aldatmak. Hile yapmak.

Prevail synonyms : governed, go on, be effective, carry, subbing, bests, influence, outwit, replace, king it, be in force, holds, beat up, arrived, beat all hollow, outguess, brought off, reigning, achieves, conquer, outbalances, surmounts, reign, euchre, annihilates, achieve, commands, beats, persuading, hold, be crowned with success, subbed, obtains.

Prevail zıt anlamlı kelimeler, Prevail kelime anlamı

Lose : Kaybolmak. Geri kalmak. Heba etmek. Mağlup olmak. Zayi etmek. Geri kalmak (saat). Kaybetmek. Şaşırmak. Kaçırmak. Azıtmak.

Dissuade : Fikrini çelmek. Vazgeçirmek. Aklını çelmek. Vazgeçirtmek. Kandırmak. Caydırmak. Cesaret kırmak. Çelmek.

Prevail ingilizce tanımı, definition of Prevail

Prevail kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To gain the victory or superiority. To overcome. To gain the advantage. Sometimes with over or against. To have the upper hand, or the mastery. To succeed.