Ammunition türkçesi Ammunition nedir

Ammunition ile ilgili cümleler

English: The factory produces ammunition.
Turkish: Fabrika cephane üretir.

English: I don't waste ammunition.
Turkish: Cephane harcamıyorum.

English: He only wanted guns and ammunition.
Turkish: Sadece silah ve mühimmat istedi.

English: Save your ammunition.
Turkish: Cephaneni koru.

English: The hunter put ammunition in the gun.
Turkish: Avcı silaha cephane koydu.

Ammunition ingilizcede ne demek, Ammunition nerede nasıl kullanılır?

Ammunition belt : Mayon. Fişeklik.

Ammunition carrier : Mühimmat nakil aracı.

Ammunition chest : Cephane sandığı.

Ammunition clip : Birkaç mermiyi bir arada tutan aparat. Şarjör. Bağ.

Ammunition depot : Mühimmat deposu.

Ammunition dump : Geçici mühimmat ikmal deposu. Cephede geçici cephanelik. Cephanelik. Mühimmat deposu.

Gas ammunition : Gaz cephanesi. Çarpışma sonucu zararlı kimyasallar bırakan patlayıcılar (kimyasal silah türü).

Ammunition store : Cephanelik. Mühimmat deposu.

Ammunition pouch : Fişek çantası.

Chemical ammunition : Kimyasal cephane. Kimyasal mühimmat. Kimyasal silahlar. Patladığında ölümcül toksik kimyasallar yayan patlayıcılar.

İngilizce Ammunition Türkçe anlamı, Ammunition eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Ammunition ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arm : Dal. Silahlandırmak. Körfez. Askerlik. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Erk. Silahlamak. Kol. Silahlanmak.

Weapons system : Silah sistemi.

Round : Şişmanlamak. Doldurmak. Etrafını dolaşmak. Ara alkışı. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Hakkında. Konusunda. Toplamak. Etrafında dönmek. Dönmek (köşeyi veya virajı).

Shell : Bir öğeciğin çekirdeği çevresinde dolanan eksiciklerin yerleştiği katmanlardan her biri. Yarış sandalı. Top ateşiyle dövmek. Kabuk. Öğecik, özdecik ya da çekin içinde, kimi nicem sayıları eş, erkeleri birbirine yakın eksicik, çekincik topluluğu. Ayıklamak. Bombardıman etmek. Soymak. Bina iskeleti. Deniz kabuğu.

Accoutrements : Teçhizat. Donanım.

Caisson : Cephane sandığı. Tavan teknesi. Sandık. Cephane arabası. Batırma kuyu. Sututmalık. Keson. Sualtında temel atma sandığı.

Walnut : Ceviz tahtası. Ceviz ağacı. Cevizin kerestesi. Yangak. Kansas eyaletinde şehir. Ceviz rengi. Ceviz. İowa eyaletinde şehir.

Tracer : İşımetikin bir özdeğin bir tepkileşim boyunca yerdeğişimini ya da bir canlıdaki yolunu izlemek için kullanalan özel ışımetkinlik algıcı. İzleyen. Kopya makinesi. İz bırakan şey. Terzi ruleti. Kopyalama cihazı. Bir fiziksel ya da kimyasal süreç içindeki değişimleri izlemek için renk, ışınetkinlik gibi kimi özelliklerinden yararlanmak üzere ortama katılan ve kendisi olayı etkilemeyen özdek. Teknik ressam. Kopyalayıcı. İzsalan.

Arms : Savaş silahları. Koyun. Silah. Silahlar. Kucak. Arma.

 

Ammunition synonyms : powder and shot, implements of war, belted ammunition, unit of ammunition, belt ammunition, ammos, armory, ammunitions, cartridge, one shot, tracer bullet, material, munitioned, munitions, stuff, canister shot, trump card, armouries, magazine, trump, weaponry, ammo, ordnance, case shot, trumps, belt, trumping, ordnances, armories, canister, munition, armoury.

Ammunition ingilizce tanımı, definition of Ammunition

Ammunition kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To provide with ammunition. Military stores, or provisions of all kinds for attack or defense.