Round türkçesi Round nedir
- Konusunda.
- Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Dolaşmak.
- Etrafını dolaşmak.
- Yakında.
- Yuvarlak.
- Doldurmak.
- Şişmanlamak.
- Dönmek.
- Etrafında.
- Çevresinde.
- Hakkında.
- Dönmek (köşeyi veya virajı).
- Yakınında.
- Toplamak.
- Perde kapanmadan ya da oyunun bir bölümü bitmeden seyircinin alkışlaması.
- Ara alkışı.
- Bitirmek.
- Etrafında dönmek.
Round ile ilgili cümleler
English: Ali certainly deserves a round of applause.
Turkish: Ali kesinlikle bir tur alkış hak ediyor.
English: A round light is hanging from the middle of the ceiling.
Turkish: Yuvarlak bir lamba, tavanın ortasında asılıyor.
English: Dennis laughs at Wilson's round face.
Turkish: Denis, Wilson'un yuvarlak suratına gülüyor.
English: Did you buy a round trip ticket?
Turkish: Bir gidiş-dönüş bileti aldı mı?
English: Ali showed me round the park.
Turkish: Ali bana park civarını gezdirdi.
Round ingilizcede ne demek, Round nerede nasıl kullanılır?
Round and round : Daireler içinde. Daireler şeklinde. Çevresinde. Etrafında. Daire çizerek.
Round angle : 360 derecelik açı. Tümaçı. Tam açı.
Round bracket : Ayraç. Parantez.
Round corners : Yuvarlak köşeler. Köşeleri yuvarla.
Round dance : Halka olup edilen dans. Yuvarlak dans. Kovanın yakınında bulunan besin kaynağını diğer arılara bildirmek için bal arılarının yaptığı tekrarlanan halkalar şeklindeki dansları. Dairesel dans.
Round off : Yüz geriye dönük olarak biten, çark gibi dönülerek takla atma biçimi. Yuvarlak yapmak (sayıyı). Rakamları sıfırlamak. Yuvarlak yapmak. Çark. Tamamlamak. Yuvarlamak. Döndürmek (gemi). Rakamların küsuratını atıp yuvarlak hale getirme. Bitirmek.
Round of beef : Nuar. Dana budundaki kemiksiz ve sinirsiz olan en büyük kaba et.
Round robin : Dairesel denetim. Hepsini birer kez dene. Hepsini bir kez dene. Herkesin birbiriyle karşılaştığı turnuva. Daire şeklinde imzalanan dilekçe. Çevrimsel sıralı. Mevcut bağlantılarından uzaklaştırmak amacıyla hükümlünün bir ceza evinden diğerine nakledilmesi.
Round down : Bir sayıyı en yakın yuvarlak sayıya indirgemek. Sayıyı yuvarlamak. Aşağı yuvarlama.
Round headed : Yuvarlak başlı.
İngilizce Round Türkçe anlamı, Round eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Round ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
By the side of : Kıyasla. Yanı başında. Göre. Yanında.
As regard : Nazaran. Dair. Göre.
Globose : Küre şeklinde olan. Küre şeklinde. Küresel.
Completes : Yerine getirmek. Halletmek. Tümlemek. Tam. Uygulamak. Tekmillemek. Tamamlamak. Eksiksiz. Bütünlemek.
Respecting : Dair. İlişkin. Saygı gösterme. Saygı duyma. Ait. Gelince. İlişkin olarak. Sarsak.
Circulars : El ilanları. Döngüsel. Genelge. Daire biçiminde. Çevrimli. Sirküler. Dairesel. Tamim.
Orbicular : Küresel. Küre biçiminde. Orbikular. Küre şeklinde. Dairesel. Yusyuvarlak.
Break a promise : Verdiği sözü bozmak. Sözünde durmamak. Sözünden dönmek. Sözünü tutmamak. Verdiği sözü yerine getirmemek.
Bring to an end : Son vermek. Neticelendirmek. Sonuçlandırmak. Nokta koymak. Sonuçlamak. Sona erdirmek.
Round synonyms : bulb shaped, wheel like, unit of ammunition, barrel shaped, pancake like, apple shaped, disk shaped, pinwheel shaped, disc shaped, disclike, moon round, goblet shaped, bulblike, moonlike, cumuliform, spin around, approx, chop about, bat around, clog, boffs, annular, ringlike, call back, add together, by and by, add, ere long, circumambulates, circuiting, globing, rounded, globular.
Round zıt anlamlı kelimeler, Round kelime anlamı
Square : Ayarlamak. Para yedirmek. Tüm kıyıları eşit ve açıları dik olan dörtgen. Bir niceliğin, kendisiyle çarpılarak elde edilen ikinci kuvveti. Üstiki. Dördül. Uydurmak. Kare yapmak. Kare kare yapmak.
Angular : Kemikli. Çöp gibi (argo terim). Açısal. Arkadaşlık kurması zor. Çöp gibi. Kemikleri sayılan. Köşeli. Açılı. Zarafetten yoksun. Soğuk.
Stay in place : Yerinde kalmak.
Round ingilizce tanımı, definition of Round
Round kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : On all sides. Around. Anything round, as a circle, a globe, a ring. "The golden round" [the crown]. To round the edges of anything. Spherical. To grow round or full. Around. To whisper. To wind a cable round a windlass. About. On every side of, so as to encompass or encircle. To make circular, spherical, or cylindrical. As, to round a silver coin. As, a round ball. Orbicular. To give a round or convex figure to. Globular. Having every portion of the surface or of the circumference equally distant from the center. Having a form approaching a spherical or a circular shape. Hence, to attain to fullness, completeness, or perfection. To go round the city. Circular. As, the people atood round him.

Bu kısımda Round kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Round ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Round anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Round ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.