Bring to an end türkçesi Bring to an end nedir

Bring to an end ingilizcede ne demek, Bring to an end nerede nasıl kullanılır?

Bring : Razı etmek. Sebebiyet vermek. Neden olmak. Kandırmak. Vermek (ceza). İkna etmek. Getirmek. Belirtmek. Ayıltmak. Doğurmak.

To : Ye. Arasında. Göre. -e göre. Ya. -e kadar. E. -mek -mak (mastar). E doğru. İle.

An : Bir (ünlülerden önce). Anabatik rüzgar. Sesli harf ile başlayan kelimelerin başında kullanılan belirsiz tanımlık. (herhangi) bir. Bir.

End : Sona erdirmek. Son çekit. Taraf. Son. Erek. Amaç. Uç. Son vermek. Kalıntı.

Bring to an issue : Sonuçlandırmak.

Come to an end : Nihayet bulmak. Yolun sonuna gelmek. Sona gelmek. Tükenmek. Sonuna gelmek. Son bulmak. Yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek. Sona ermek. Sona yaklaşmak. Bitmek.

Means to an end : Hedefe yönelik davranış. Vasıta. Amaca ulaştıran adım. Başarıyı getiren hamle. Araç. Sonuca götüren adım.

Came to an end : Sonlanma. Bitirilme. Tamamlanma. Sonuna gelme.

Brought to an end : Sonlandırılmış. Bir sonuca ulaşılmış. Yok edilmiş. Sona erdirilmiş.

İngilizce Bring to an end Türkçe anlamı, Bring to an end eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bring to an end ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Derail : Lokomotif veya trenin demiryolu hattından ayrılması. Rayların dışına çıkmak (tren). Raydan çıkmak. Raydan çıkarmak (treni). Raydan çıkarmak. Raydan çıkmak (tren). Hattan çıkarmak. Raydan çıkma.

Break up : Bozulmak (nişan). Bitmek. Tatil olmak. Üzmek. İlişkiyi kesmek. Parçalamak. Dağılıp parçalanmak. Dağılmak. Parçalanmak. Tatile girmek.

Draw a conclusion : Sonuç çıkarmak. Bir sonuca ulaşmak.

Call off : Durma emri vermek. Durdurmak. Sınırlamak. Listeden yüksek sesle okumak. Uzak tutmak. Geri çağırmak. İptal etmek. Feshetmek.

Dissolves : Dağıtmak. Kontrolunü kaybetmek. Çözünmek. Feshetmek. Halletmek. Dağılmak. Erimek. Yok etmek.

Cease to exist : Mevcudiyetine veya yaşamına son verilme. Söndürülmüş olma. Artık var olmama. Nesli tüketilme. Varlığına son vermek.

End : Taraf. Bitmek. Sona ermek. Bitiş çekidi. İzmarit. Uç çekit. Akıbet. Sonuç.

Carry through : Tamamlamak. Gerçekleştirmek. Yerine getirmek. Sonuca ulaştırmak. Yüreklendirerek desteklemek. Başarmak. Üstesinden gelmek.

Called off : Listeden yüksek sesle okumak. Sınırlamak. Durdurmak. Yüksek sesle okumak. Söylemek. İptal etmek. Feshetmek. Durma emri vermek. Yasaklamak.

Bring to an end synonyms : bring to an issue, be through, decide, put a stop to, make dots, drop the curtain, derails, call it off, finishes, finish, bring to a close, accomplishes, dissolve, accomplish, cease, chucked, blow the whistle on, boff, arrange, effect, ceases, make a dot, break off, boffs, carry through with, arrive at a conclusion, bring to a conclusion, abrogate, ceased, bust up, actualise, concludes, bring to completion.